Sabahattin İsmail

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sabahattin İsmail

Ankara Elini Yakamızdan Çek, Türkiye işgalcidir, defol, ha…sittir

06 Nisan 2011 Çarşamba Saat 01:52

Kıbrıs Türk Halkı, ekonomik sorunlar için yapılan her eylemde eylemcilerin arasına karışarak “Ankara elini yakamızdan çek” diye bağıran bir avuç nankör ve provokatörle onlara göz yuman sendika ağalarına tepki göstermekte haklıdır…
Çünkü, bu nankörlerin ve onlara kol kanat geren sendika ağalarının, bir asırdır kahrımızı çeken Türk Ulusuna  “Kıbrıs Türkleri nankördür” mesajı verme hakkı yoktur…
Rum muhibbi sendika ağalarının Brüksel’e giderek “Kıbrıs Türkleri Türkiye’yi istemiyor” mesajı verme hakkı da yoktur…
Kıbrıs Türk Halkı, Anavatanı Türkiye’ye gönülden bağlıdır…Türkiye’nin, Türk ulusunun 100 yıldır yaptığı karşılıksız yardımların bilincindedir…
Kıbrıs Türk Halkı, kendisini Türk düşmanı Rum faşistlerinin soykırımından kurtaranın, kendi devletimizin çatısı altında özgür, bağımsız ve egemen şekilde, güvenlik içinde yaşamasını sağlayanın Anavatanları Türkiye olduğunun bilincindedir…
Kıbrıs Türk Halkı, Türkiye’nin yanımızda olmaması halinde, topraklarımızda hak iddia eden ve Kuzeyde de egemenlik iddiasında bulunan Rum yönetiminin bizi yok etmek için derhal saldırıya geçeceğini, onları durduran tek nedeninin güçlü Türkiye olduğunu çok iyi bilmektedir…
O nedenle Ankara’nın yakamızdan elini çekmesini değil, tam aksi yakamızı asla bırakmamasını istemektedir…Ferdi Soyer ve Mehmet Çakıcı bu Rum uşağı, ırkçı sendika ağalarına ne denli sahip çıkarsa çıksın, Anavatan Türkiye’ye karşı eylem içinde olanlar elbette ihanet içindedirler. Çünkü Türk Halkının yalnız ve savunmasız bırakılarak yok edilmesine çanak tutmaktadırlar…Ve bunun, Soyer ve Çakıcı’nın iddia ettikleri gibi fikir ve düşünce özgürlüğü ile hiçbir ilgisi yoktur..

ANKARA’YA MUHTAÇ OLAN BİZİZ
Ankara, lüks yaşamımız, savurganlıklar ve yüksek maaşlar nedeniyle oluşan bütçe açıklarını kapatmak için cari bütçemize her yıl 850 trilyon TL KARŞILIKSIZ yardım yapıyor…
Bu para ile devlet çarkı dönüyor, maaş ve ücretler ödeniyor, kamu kuruluşların zararları kapatılıyor..
Bu büyük rakama ilaveten Ankara, KKTC’nin tüm alt yapı projelerini, deniz ve hava limanlarımızı, yollarımızı, su şebekelerini, devlet üniversitelerini, eğitim kurumlarını, derslikleri, iletişim ve enerji şebekelerini, göletleri, barajları yapıyor, dağlarımızı ağaçlandırıyor, parke kaldırımlarımıza kadar yapıyor, belediyelerimize büyük kaynaklar aktarıyor….Bütün bunlar için yüz milyonlarca dolar akıtıyor…
Bunları bilmezden gelen ve “Ankara yakamızdan elini çek” diyen ırkçı sendika ağalarına sorarım:
- Ankara elini yakamızdan çekerse ne yapacaksınız? Ankara’nın yakasına yapışan biz değil miyiz? Biz mi Ankara’yı yoluyoruz, Ankara mı bizden besleniyor? 300 bin kişilik nüfusumuzla, 100 milyon dolarlık ihracatımızla ve bir karış toprağımızla biz mi Ankara’ya muhtacız, 80 milyonluk dev gücüyle, 120 milyar dolarlık ihracatıyla, dinamik, üretken, Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan ekonomisiyle, Ankara mı bize muhtaç?
Herkesin aklını başına toplaması ve ağzından çıkanı kulağının duyması gerekir…
Şarlatanlığa, aptallığa, nankörlüğe, cehalete ve ihanete hiç gerek yoktur…

ANKARA ELİNİ YAKAMIZDAN ÇEKERSE
“Ankara yakamızdan elini çek” diyen Rum uşaklarına ve kuklalarına sorarım:
- Ankara’nın gönderdiği paralarla denkleşen bütçenizin 250 trilyon açığı varken, her ayın son günü maaş ve ücretlerinizi nasıl alacaksınız?
-  13. maaşlarınızı kim ödeyecek?
-  Her ay 3000-6000 TL arasındaki emekli maaşlarınızı nasıl alacaksınız, kim ödeyecek?
-  150-250 milyar TL tutarındaki emekli ikramiyelerinizi nasıl alacaksınız?
- Her ay 20 trilyon açık veren sosyal sigortalar, binlerce emeklinin maaşını nasıl ödeyecek? İhtiyat Sandığı’na olan 1 milyar dolar borç nasıl ödenecek?
- Ankara’nın gönderdiği trilyonlardan yoksul maaşı alan yaşlılarınızı, fakirlerinizi, yardıma muhtaç insanlarınızı nasıl ödeyeceksiniz?
- Zarar eden ve maaş ödeyemeyecek durumda olan kamu kurumlarını, TÜK’ü, KIBTEK’i, SÜTEK’i, BRTK’yi nasıl ayakta tutacaksınız?
- Ankara’nın gönderdiği öğrencilerle ve akıttığı milyonlarca dolarla gelişen Üniversiteleri nasıl ayakta tutacaksınız?
- KIBTEK, alacaklarını bile toplayamadığına ve çoktan battığına göre, jeneratörlerini çalıştırmak ve elektrik üretmek için gerekli akaryakıtı neyle alacak? Türkü söyleyerek mi? Batmış KIBTEK’in yüzlerce çalışanı maaşlarını nasıl alacak?
- Ya yollarımız? Ankara’nın gönderdiği trilyonlar ile yapılan çift gidiş-geliş otobanları, hatta köy içi yollarımızı, parke kaldırımlarımızı nasıl yapacaksınız? Ormanlarımızı hangi parayla ağaçlandıracaksınız?
- Ya elektrik hatları? Ankara’nın gönderdiği trilyonlarla yenilenen ömrünü tüketmiş elektrik hatlarınızı nasıl yenileyeceksiniz?
- Ya su şebekeleri? Ankara’nın gönderdiği paralarla yenilenen çürümüş su şebekelerini, kanserojen asbestli su borularını değiştirmek için gerekli parayı nereden bulacaksınız?
- Ya okulların ihtiyaçları? Ankara’nın gönderdiği trilyonlarla yapılan okullarımızı, dersliklerimizi kim, hangi parayla yapacak; okullarımızı bilgisayarlarla, laboratuarlarla kim, hangi parayla donatacak?
- Barajlarımızı, göletlerimizi kim, hangi parayla yapacak?
-  Sel felaketzedelerinin yardımına kim koşacak, onları hangi parayla tazmin edeceksiniz?
-  Şimdi Ankara’nın gönderdiği paralarla ödenen Çiftçinin kuraklık tazminatlarını, üreticinin doğrudan gelir desteğini, sulama sistemlerinin parasını nasıl ödeyeceksiniz?
-  Ankara’nın verdiği trilyonlarla yapılan deniz ve hava limanlarını nasıl yapacaksınız, nasıl idame ettireceksiniz?
-  Ankara’nın gönderdiği trilyonlarla kurulan çağdaş iletişim hatlarını, fiber optik kabloları hangi parayla döşeyeceksiniz?
-  Türkiye’den KKTC’ye denizaltından su getirilmesi projesini nasıl yaşama geçireceksiniz? Suyu nereden hangi parayla taşıyacaksınız?
-  “Ankara yakamızdan elini çek”erse, sınırlarımızı nasıl koruyacaksınız, GKK’yı ve polis gücümüzü nasıl ayakta tutacaksınız, maaşlarını nasıl ödeyeceksiniz, saldırı bahanesi arayan 80 bin kişilik Rum ordusu karşısında geceleri evinizde nasıl rahat uyuyacaksınız?

ANKARA DÜŞMANLIĞI EN BÜYÜK İHANETTİR
Brüksel’e gidip Rum yönetimiyle işbirliği, eylem birliği ve ağız birliği içinde Ankara’ya saldıran Rum uşağı ırkçı sendika ağaları ve onlara “hain” denilmesine karşı çıkan Soyer ile Çakıcı bu sorulara kamuoyu önünde net yanıtlar vermelidir…
Bu konunun düşünce ve fikir özgürlüğü ile hiçbir ilgisi yoktur…Bu KKTC’yi çökertmeyi amaçlayan bir 5. KOL faaliyetinden başka bir şey değildir. 5. KOL faaliyeti ise ihanettir. Ve ihanete “ihanet”, haine “hain” demek de fikir özgürlüğüne karşı çıkmak değildir.
Rum yönetimiyle işbirliği içinde eylemli olarak Türkiye düşmanlığı yapmak, bu Halka bu devlete yapılabilecek en büyük ihanettir, en büyük gaflettir…Bu ihaneti yapanları ve “fikir özgürlüğü” kisvesi altında onlara kol kanat gerenleri, Anavatana gönülden bağlı Halkımız adına, kınıyorum,  lanetliyorum…



Bu yazı toplam 14081 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans