Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Yapılması gereken nedir?.. 16.11.2011

16 Kasım 2011 Çarşamba Saat 09:45

Kıbrıs’ın kuzeyinde dün ‘bayram’ coşkusu vardı...
Sergiler, gösteriler ve ziyafetler...
Güney’de ise, KKTC’yi protesto eylemleri...
KKTC’yi savunanlar “ayrı devletimiz yaşayacak” derken, Kıbrıslı Rumlar; bunun sahte bir yapı olduğunu savunmaya devam ettiler...
Kıbrıs sorunu çözümsüz kaldığı sürece, bu tür çelişkileri yaşamaya devam edeceğiz...
Onlar KKTC’yi protesto edecekler, biz de Kıbrıs Cumhuriyeti kutlamalarını...
Peki nereye kadar?..
Ayrılık devam ettiği sürece silahlanma yarışı da devam edecek...
Sürekli gerginlik içinde yaşam süren iki toplumun ruhsal açıdan sağlam olması söz konusu değildir...
En basitinden, gençlerde uyuşturucu ve alkol kullanımındaki patlamayı örnek gösterebiliriz...
Kuzeydeki liseli gençlerin yüzde 75’ten fazlası alkol kullanıyorsa, bundan bazı derslerin çıkarılması gerekmez mi?..
Aynı şekilde uyuşturucu kullanımı da ürkütücü boyutlardadır...
Benzeri tehlike Kıbrıslı Rum gençleri için de geçerlidir...
Özellikle askerlik yapanlarda uyuşturucu kullanımı ve eşcinsellik sürekli tırmanıyor...
Henüz 17 yaşındaki bir Rum gencini askere alıyor ve eline ağır silah veriyorsunuz...
Anne kucağından yeni çıkmış, çocuk denecek yaştaki bu genç, iki yılı aşkın bir süre ağır silah taşımanın etkisiyle, psikolojik yönden sorun yaşamaya başlıyor, ardından ‘teselli’ yöntemlerini uyguluyor...
Güney’deki uyuşturucu patlamasının ana nedeni budur...
Bizde askerlik süresinin, güneye oranla daha kısa oluşu belki bir şanstır...
Ancak; benzeri sorun Kıbrıslı Türk gençlerinde de vardır...
Ayrıca gelecek belirsizliği, işsizlik de insan hayatında çok ciddi olumsuzluklara yol açabiliyor...
Halbuki Kıbrıs adası her iki toplumun da huzur ve mutluluk içerisinde yaşayabileceği kadar büyük ve güzeldir...
Adanın silahsızlandırılması ve turizm faaliyetlerinin artırılması durumunda, işsizlik diye bir sorun kalmaz...
Milyonlarca insanın tatil için Kıbrıs’a geldiğini düşünün...
Turizmin gelişmesi halinde, yerel yönetimler çevre sorunlarını daha da ciddiye almak ve çözüm üretmek zorunda kalacak...
Her yanı pislikle kaplanmış Kuzey Kıbrıs’ı kurtarabilmenin bir yolu da budur...
İşte liderlere, Avrupa Birliği’ne ve Kıbrıs’ın garantör ülkelerine düşen görev de iki toplumu yakınlaştırmak ve çözüm konusunda cesaretlendirmektir...
Güney’deki petrol sevincinin bir benzeri de kuzeyde yaşatılmalıdır...
Kıbrıslı Türkleri kısa sürede üretim hamlesiyle kalkındıracak, çevre, sağlık ve trafik gibi hayati konularda umutlandıracak bir harekete ihtiyacımız vardır...
Böylesi bir gelişmenin, çözüm konusunda tetikleyici olacağı tartışma bile kaldırmıyor...

Bu yazı toplam 1883 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans