Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

Umudumuz krizde! 20.09.2011

20 Eylül 2011 Salı Saat 12:56

Sondaj çalışmalarını başlatan Rum tarafı futboldan bir benzetmeyle 1-0 öne geçti.

Hristofyas, “Türkiye’ye kafa tuttuğu” için iç politikada güç de toplayabilir.

Ancak şimdi sıra Türkiye’de... Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiği alanda sondaj çalışmasına başlarsa Rum tarafı ne yapacak?

Güç kullanarak engelleyecek hali yok.

Uluslararası toplum da Kıbrıs Rum tarafı için güç kullanamaz.

O zaman da skor eşitlenir.

Eşitlenirken kriz de büyük olasılıkla tırmanır.

 

Beklendiği gibi Noble Enerji, Kıbrıs Cumhuriyeti adına sondaj çalışmalarına başladı.

Bunun anlamı Rum tarafının konuyla ilgili takvimi aynen yürüyor.

Günlerdir dikkatler Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölge’de Afrodit olarak isimlendirilen 12. bölgedeydi.

Sondaj başlar mıydı, başlamaz mıydı?

Sondaj başladı.

Türkiye’nin sondaj çalışmasına askeri güçle müdahale etmesi bir olasılıktı başlarda. O çizginin terk edildiğinin duyumları vardı.

Mevcut şartlarda Türkiye’nin askeri güç kullanmasının zararı çok büyük olurdu.

***

Yazımı daha ileri taşımadan, “Münhasır Ekonomik Bölge nedir?” sorusunun yanıtını sizlerle paylaşayım:

“ Münhasır Ekonomik Bölge, 10 Aralık 1982’de Üçüncü Deniz Hukuku Konferansı’nda kabul edilen, kıyı devletine, kıyıdan başlayarak açık denize doğru en fazla 200 mil kadar uzanan bölgede gerek deniz yatağı altında, gerekse içerisinde bazı egemenlik hakların tanınmasını içeren bir uluslararası hukuk kavramıdır. Kıyı devleti bu bölge üzerinde birçok hak edinir. Münhasır Ekonomik Bölge ilan eden devlet, bu bölgede deniz yatağında ve deniz yatağı altında bulunan canlı ya da cansız doğal kaynakların aranması, işletilmesi, korunması ve yönetimi konusunda haklar elde eder. Ayrıca bu bölgede kıyı devletinin yapay adalar, tesisler ve yapılar kurma ve kullanma, bölgesel araştırmalar yapma, deniz çevresini koruma ve gözetme gümrük, maliye, sağlık ve göçle ilgili düzenlemeler yapma hakkı vardır.

Türkiye 5 Aralık 1986’da Bakanlar Kurulu kararıyla Karadeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge ilan etmiştir. Bütün devletler açık denizlerde olduğu gibi Münhasır Ekonomik Bölgelerde de ulaştırma ve haberleşme gibi amaçlarla kullanım hakkına sahiptirler.”

***

Noble Enerji’nin sondaj çalışmasına başlamasından sonra dikkatler Kuzey Lefkoşa’ya değil, Ankara’ya yöneldi.

Başbakan Erdoğan, bir süredir konuyla ilgili suskundu.

Dün ABD’ye uçmadan önce suskunluğunu bozdu.

Bir soru üzerine şunları söyledi:

“Güney Kıbrıs’ın, İsrail’in hatta Yunanistan’ın burada böyle bir Münhasır Ekonomik Bölge ilan etmek suretiyle böyle bir çalışmaya başlamış olması... Daha önce ifade ettiğim gibi, biz de şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bu adımı atmış vaziyetteyiz ve çok kısa bir içerisinde, bu hafta içerisinde olması da mümkündür, Münhasır Ekonomik Bölgemiz içerisinde bu çalışmaları başlatacağız. Münhasır Ekonomik Bölge olarak ilan ettikleri bölgeye yönelik de bizim farklı yaklaşım tarzlarımız var. Bu konuyla ilgili de askeri noktada gerek fırkateynler, hücum botlarımızla gerekse bu noktada hava kuvvetlerimizin bölgede sürekli buraları takip etmek suretiyle... Bu Münhasır Ekonomik Bölge tartışmalıdır, bu tartışmalı bölgede de böyle bir adımı atmalarının doğru olmadığını daha önce kendilerine de iletmiştik. Öyle zannediyorum ki; anlık bir durumdur. Bizim de orada çalışmalarımız başlayabilir.”

***

Türkiye, bu konuda rahat değil. Erdoğan, dünkü soruya yanıt verirken de rahat değildi.

Geçmişten gelen sıkıntıların da etkisiyle manevra alanının çok dar olduğunu aklı başında herkes görüyordu.

Türkiye, uzunca bir süredir Kıbrıs’la ilgili gerginlik yaşamak istemiyordu.

Kıbrıs sorunu zaten yıllardır, sorun yaratmadan, sorun doğurmadan süren bir sorundu.

Bu nedenle Türkiye, etkin ülkelerden Rumların doğal gaz ve petrol araması başlatmamaları için yardım nitelikli tavır bekledi.

Kimse o “yardım” elini uzatmadı, uzatamadı.

Şimdi seçenek tek...

Türkiye, KKTC ile Kıta Sahanlığı Anlaşması yapıp karşı hamle yapacak.

Bu anlaşmaya ve anlaşmadaki sınırlara Rumlar itiraz edecek.

Türkiye bildiğini okuyup araştırma ve sondaj girişiminde bulunacak.

Erdoğan’ın açıklamasında en tehlikeli ifade son cümledir. “Bizim de orada çalışmalarımız başlayabilir.”

Güney’in ilan ettiği Münhasır Ekonomik Alan’ın tanınmadığını göstermek için Türkiye de 12. parselde sondaj çalışması başlatırsa ne olur?

***

Sondaj çalışmalarını başlatan Rum tarafı futboldan bir benzetmeyle 1-0 öne geçti.

Hristofyas, “Türkiye’ye kafa tuttuğu” için iç politikada güç de toplayabilir.

Ancak şimdi sıra Türkiye’de... Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiği alanda sondaj çalışmasına başlarsa Rum tarafı ne yapacak?

Güç kullanarak engelleyecek hali yok.

Uluslararası toplum da Kıbrıs Rum tarafı için güç kullanamaz.

O zaman da skor eşitlenir.

Eşitlenirken kriz de büyük olasılıkla tırmanır.

Krizin tırmanışı, çözüm olasılığı zayıf Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlayabilir.

Yıllardır çözüm kapısı açılamayan Kıbrıs sorununun krize ihtiyacı var!!!

 

Günün sözü:

 

Uzlaşmadan kaçan, uzlaşmazlığın bedelini öder

Bu yazı toplam 1717 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans