Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Bu yıl seçim olmaz

15 Eylül 2011 Perşembe Saat 08:43

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, iç ve dış gelişmelerden hiç de memnun değil...
New York ziyareti öncesinde gerçekleştirdiğimiz buluşmada, yaşadığı sıkıntıları dile getirmekten çekinmedi...
Önce Kıbrıs sorunundan başlayalım...
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum lideri Hristofyas ile yürütülen müzakerelerde en ufak bir ilerlemenin olmadığını söylüyor ve taraflar arasındaki ciddi görüş ayrılıklarına dikkat çekiyor...
Bunlardan bir tanesi vatandaşlıklarla ilgilidir...
Hristofyas “benim dışımdaki tüm Rum liderleri TC kökenlilerin adada kalmasını istemiyor” diyor ve ekliyor:
“Benim kabul edebileceğim maksimum rakam ise 45 veya 50 bindir...”
Eroğlu; 2004 referandumunda 45 bin kişinin önerildiğini ve Türk tarafının bunu kabul ettiğini anımsatarak, aradan yedi yıl geçtiğini ve vatandaş sayısının arttığını vurgulayarak, bu konuda somut örnekler veriyor:
“İki torunumun babası TC kökenli... Dayımın damadı, yeğenimin karısı da öyle. Müzakere heyetinde yer alan Serden Hoca’nın, TDP lideri Çakıcı’nın, ÖRP lideri Avcı’nın eşleri de TC kökenli...”
İkinci bir referandumun gerçekleşmesi durumunda bu insanların oy kullanacağını vurgulayan Eroğlu, Hristofyas’a şu soruyu soruyor:
“Referandumda oy kullanan insanlara, referandum sonrasında vatandaşlık vermeyeceğimizi söyleyebilir miyiz?..”
Kuşkusuz; Hristofyas da bu konuya kendi açısından bakıyor, ayrıca sırtını uluslararası kurallara dayıyor...
Savaş sonrasında adaya nüfus taşımanın bir suç olduğunu iddia ediyor...
Neticeye gelecek olursak, iki tarafın ‘kendi başlarına’ anlaşabilmeleri ve Kıbrıs sorununu çözüm aşamasına getirebilmeleri mümkün değildir...
Birleşmiş Milletler’in de artık bu gerçekleri anlaması ve bir karar vermesi gerekir...
Tüm garantörlerin yer alacağı iki günlük bir toplantıda ya Kıbrıs sorununun çözümüne, ya da kalıcı ayrılığa karar verilmeli...
Bu da benim görüşüm...
Bunun başka türlü bir formülü yoktur...
Çözüm kararı da olsa, ayrılık da olsa her iki taraf için tazminat zorunluluğu vardır...
Uzun yıllar mülklerinden mahrum edilen insanlar, sonuç ne olursa olsun mutlaka tazmin edileceklerdir...
Gelelim Eroğlu’nun iç siyasette yaşadığı sıkıntılara...
Yaklaşık yirmi yıl süreyle başbakanlık yapan bir cumhurbaşkanına, herhangi bir konuda danışılmaması ciddi bir rahatsızlık yaratıyor...
Önemli yasalar hazırlanırken dahi görüş ve düşüncelerine başvurulmadığından yakınıyor Eroğlu...
Ülkenin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, işsizliğin ve fakirliğin arttığını, yolsuzluk iddialarının tavana vurduğunu belirterek “bu gibi durumlar maalesef müzakere masasında elimizi zayıflatıyor” diyor...
Ve herkesin merak ettiği bir konu...
Hükümet bu şekilde devam edebilir mi?..
Eroğlu ‘edebileceğini’ söylemiyor...
Fakat “edemezler” lafını da kullanmıyor...
Kelimeleri özenle seçiyor ve herkesi düşünmeye sevk ediyor...
Sıra, merak edilen bir başka soruya geliyor:
“Ufukta seçim var mı?...”
“Bu yıl olmaz... Zaten zaman da kalmadı” diyor...
Peki gelecek yıl!..
No comment!..
Yani yorum yok!..
Aklı çalışan anlar!!!

Bu yazı toplam 1426 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans