Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Ortadoğu yeniden şekillenirken 10.09.2011

10 Eylül 2011 Cumartesi Saat 09:36

Afganistan, Irak, Mısır, Libya ve Suriye’de yaşanan halk ayaklanmalarına, büyük güçlerin destek verdiği bir gerçektir...
Bazı kesimler, bu ülkelerdeki hareketlenmeleri sadece ABD’nin ‘petrol’ arsızlığına bağlayabilir...
Ancak; madalyonun bir de diğer yüzü vardır...
Adı geçen ülkeler hakkında yeterince araştırma yapmadan, bu ülkeleri görmeden ve insanlarla konuşmadan kafadan atmak çok kolaydır...
Ancak gerçekler, bazı kesimlerin atıp, tuttuğu gibi değildir...
Bir zamanlar Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetesi GÜNAYDIN’ın Kıbrıs muhabiri iken, Suriye ve Lübnan’a tam 5 kez gönderildim...
Bir kez de Mısır’a...
Suriye’de ayaklanmaların başlangıç tarihi çok eskidir...
Türkiye’ye yakın olan Müslüman Kardeşler, şimdiki Cumhurbaşkanı Başer Esad’ın babası Hafız Esad’ı devirmek için çok kez harekete geçti, fakat başarılı olamadı...
Binlerce insan hayatını kaybetti...
Askeri ve ülkedeki ekonomik güçleri elinde tutan Esad rejimi, baş kaldıranın kafasını kopardı...
Tek siyasal partiyle yönetilen bir ülke düşünün...
O ülkede demokrasi olabilir mi?..
Tek siyasal parti ve hükümetin kontrolünde tek günlük gazete...
Muhalefete izin yok...
Her yerde Esad’ın fotoğrafları...
Buna ayak uydurmayanlar kırbaçla sokağa atılıyor, işyerine kilit vuruluyor...
Halkın büyük bir kısmı köylerde yarı aç yaşıyor...
Sebze ve meyvenin önemli bir kısmı kaçak yollardan Türkiye’den getiriliyor...
Hafız Esad döneminde ordunun idaresi bir kardeşinde, ekonominin idaresi diğer kardeşindeydi...
İnsanlar; silah korkusuyla, böylesi bir rejim altında yaşamak zorundaydı...
Irak ve Mısır’daki durum da aynı...
Mısır; bir yandan turizmde ilerlerken, diğer yanda ülkenin kaymağını Mübarek yönetimi topluyor, halk fakirlikten kurtulamıyordu...
İşsizlik ve çaresizlik altında yaşayan insanlar, böylesi baskıcı bir rejimden kurtulmak için fırsat kolluyordu...
İşte ayaklanmaların arkasındaki en önemli nedenler bunlardır...
Amerika; petrol avantajını da dikkate alarak, bu tür ayaklanmalara destek verdi...
Yaraların sarılması ve demokratik bir rejimin gelmesi belki zaman alacak...
Ancak; eski rejimlerin sürdürülemez olduğu kabul edilmelidir...
Kuşkusuz; Ortadoğu yeniden şekillenirken, Kıbrıs’la ilgili ciddi gelişmeler de yaşanacak...
Bazı kesimlere göre ada kalıcı bir şekilde bölünecek...
Bazılarına göre ise, 2012’de bu sorun çözülecek...
Kıbrıs’ın bir AB ülkesi olduğunu dikkate aldığımız zaman, ikinci beklenti gerçeklere daha yakındır...
AB’nin temel kurallarından bir tanesi, serbest dolaşım ve yerleşim hakkıdır...
Sınırların olmadığı bir Avrupa düzeni...
Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi elbette kolay olmayacak...
Sancılı bir dönemden geçileceği ve her iki tarafın da ‘özellikle ekonomik açıdan’ sıkıntı yaşayacağı kesindir...
Her türlü olasılığı gözönünde bulundurmak zorundayız...
Sancılı bir sürece giriyoruz...
Tüm işaretler bu yöndedir...

Bu yazı toplam 1920 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans