Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgürgün: Halka Gitmek Ve Yeni Güvenoyu Almak Gerektiğini Hissettim
28 Kasım 2017 Salı Saat 09:35

Özgürgün: Halka Gitmek Ve Yeni Güvenoyu Almak Gerektiğini Hissettim

Başbakan Hüseyin Özgürgün, güçlü bir hükümete ihtiyaç olduğunu, erken seçimi güven oylaması olarak gördüğünü ifade ederek, “Halka gitmek ve yeni güvenoyu almak gerektiğini hissettim” dedi. Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkil

Başbakan Hüseyin Özgürgün, güçlü bir hükümete ihtiyaç olduğunu, erken seçimi güven oylaması olarak gördüğünü ifade ederek, “Halka gitmek ve yeni güvenoyu almak gerektiğini hissettim” dedi.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Özgürgün, Kıbrıs TV’de Empati programına katılarak soruları yanıtladı.

Neden erken seçim kararı aldığına ilişkin soru üzerine Başbakan Özgürgün, seçimi güven oylaması olarak gördüğünü, Cumhurbaşkanı’nın bazı uygulamalarının da bunu gerektirdiğini belirterek,  “Halka gitmek ve yeni güvenoyu almak gerektiğini hissettim” dedi.

Erken seçim kararının nedenlerinden birinin de, güçlü hükümet kurmak olduğunu vurgulayan Başbakan Özgürgün, güçlü bir hükümete ihtiyaç olduğunu, gelinen aşamada Cumhuriyet Meclisi’nin de yeniden iradesinin oluşmasına ihtiyacı olduğunu kaydederek, yüksek katılımla seçimin yapılmasının halkın iradesinin tam olarak yansımasını sağlayacağını anlattı ve  halkın seçimine güvendiğini belirtti.

Başbakan Özgürgün, hükümet ortağının erken seçimi istememesinden, koalisyondan memnun olduğu ve bu hükümetin devam etmesini istediği sonucunun çıktığını kaydetti

Siyasete 33 yaşında başladığını ve gençlerin siyasete ilgi duymasının önemli olduğunun altını çizen  Başbakan Özgürgün, UBP Parti Meclisi’nde gençlere de kontenjan ayırdıklarını ve düşüncelerini ortaya koyma fırsatı sunduklarını söyledi.

Başkanlık sistemine geçiş ve partide üye sistemi uygulamasını daha Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenci iken düşündüğünü anlatan Başbakan Özgürgün, üye sistemine geçmenin, “koltuk” derdi olanı korkutacağını, çünkü böyle bir sistemde üyeye hakim olunamayacağını kaydetti.

Başbakan Özgürgün, “Benin istediğim buydu; üyeyi kimse kontrol etmesin, parti istediğini çıkarsın” dedi.

Başbakan Özgürgün, 12 bin 500 üyenin yaklaşık yüzde 35’inin genç olduğunu ve gençlerin de yüzde 65’in aday seçiminde oy kullandığını aktardı. Parti adaylık başvuru ücretlerinin parti tüzüğünde belirlendiğini de anlatan Başbakan Özgürgün, başkanlık sistemine geçiş için ise tüm partilerin  konsensüs sağlaması gerektiğinin altını çizdi.

Parti içi demokrasi için genel başkanın aldığı kararlara üyelerin de katkısı olması gerektiğini düşündüğünü ifade ederek, delege sisteminden partinin çok zarar gördüğünü anlatan Başbakan Özgürgün, tek hedefinin partiyi seçimden birinci parti çıkarmak olduğunu söyledi.

Başbakan Özgürgün, birinci olma hedefini gerçekleştiremezse görevden ayrılacağını yineledi.

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının çözüm için her şeyini ortaya koyarken, Rumların bir anlaşmaya hiçbir zaman hazır olmadığını, bunu İsviçre’deki son görüşmelerde bir kez daha gösterdiğini söyledi.

İki komşu devlet olarak yan yana yaşanabileceğini dile getiren Başbakan Özgürgün, ikili ilişkilerin önemine değinerek, daha önce Rumların bir suçluyu KKTC’ye iade ettiğini, buna jest olarak da geçtiğimiz günlerde bir suçlunun Rumlara iade edildiğini kaydetti.

KKTC’nin en az Rum devleti kadar yasal ve meşru olduğunu vurgulayan Başbakan Özgürgün, Kıbrıs Türklerinin, en az Rumlar kadar bu adada yaşam hakkı olduğunu ve Kıbrıs Türklerinin eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Özgürgün, bunların kabul edilmesi halinde çözümün gerçekleşmemesi için neden bulunmayacağını kaydetti.

KKTC’de yaşayan Rumlara, Kıbrıs Rum yönetiminin yardım göndermesi konusunda ise “Artık 1975’in koşulları yok” diyen Başbakan Özgürgün, aynı zamanda KKTC vatandaşı da olan bu kişilerden bazılarının KKTC’den kuraklık tazminatı aldığına da işaret ederek, KKTC vatandaşı olarak  bu kişilerin isterlerse çok rahat sosyal yardım da alabileceğini söyledi.

Bu kişilere “işgal altındaymış” gibi muamele edildiğini kaydederek, bunun kabul edilemeyeceğinin BM’ye de aktarıldığının altını çizen Başbakan Özgürgün, bu kişilere, talep etmeleri durumda gerekli sosyal yardım maaşının KKTC devleti tarafından bağlanabileceğini belirtti.

Başbakan Özgürgün, Aplıç Kapısı açılmadan Derinya Kapısı’nın açılamayacağını, iki kapının da eş zamanlı açılması gerektiğini belirterek, Rumların, bir Türk şehri olan Lefke’nin merkez olmasını istemediği için Aplıç Kapısı’nın açılmasına sıcak bakmadığını kaydetti.

Aplıç kapısının açılmasının daha önce Yeşilırmak Kapısı’nın açılmasıyla birlikte gündeme geldiğini, ancak Rumların son anda Aplıç’ın açılmasından vazgeçtiğini ve Yeşilırmak’ın açıldığını anımsatan Başbakan Özgürgün, bu nedenle bu sefer  Aplıç ve Derinya’nın birlikte açılmasında ısrarlı olduklarını vurguladı.

Başbakan Özgürgün, son günlerde iki kapının açılmasıyla ilgili olumlu gelişmeler olduğunu, Türk tarafının hazırlığını tamamladığını, Birleşmiş Milletler’in de iki kapı için ihaleye çıktığını anlattı.

Başbakan Özgürgün, kapalı Maraş’ın yerleşime açılması konusundaki bir soru üzerine, “Maraş’ın, eski sahiplerinin dönüşünü sağlayacak şekilde, beledi hizmetler ve güvenlik konusu Kıbrıs  Türk yönetiminde olması koşuluyla açılmasını yüzde yüz destekliyorum” dedi.  Başbakan Özgürgün, Maraş’ın açılmasının, hükümet, Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye ile birlikte karar verilecek bir konu olduğunu da söyledi.

Bu haber toplam 1101 defa okunmuştur
Özgürgün: Halka Gitmek Ve Yeni Güvenoyu Almak Gerektiğini Hissettim Haberi

YORUMLAR
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans