10 Eylül 2026 Perşembe

Erhürman: Bu topraklarda sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz

KIBRIS 11
Yayınlama: 10 Eylül 2026 Perşembe 13:47 | Güncellendi: 10.09.2026 12:52 | Kaynak: Kıbrıs Gazetesi | Editör: Kktc Medya
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yaşanan büyük acının ardından toplumda kullanılan ayrıştırıcı söylemlere, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa ilişkin açıklamada bulundu.
Erhürman: Bu topraklarda sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yaşanan büyük acının ardından toplumda kullanılan ayrıştırıcı söylemlere, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklaması şöyle:

“Çok büyük bir acı yaşıyoruz.

Kuzeyden, güneyden, Türkiye’den, “sağ”dan, “sol”dan pek çok söz.

Acıya acı ekleyen, acıyı katlayan sözler de var!

Kaybettiğimiz, ulaşamadığımız, siyaset yapan, bürokrat olan, sosyal medyada söz söyleyen kim? Kendisi, annesi, babası nerede doğdu? Kimliği?

Bu soruların sorulduğu, yanıtlandığı ve yanıtlara sebep, sonuç bağlandığı her an, içimizdeki acı daha da katlanıyor, boyutlanıyor, daha da katlanılmaz hale geliyor. Yalnızca insanlarımızdan değil, kültürden, medeniyetten, insaniyetten de kaybediyoruz!

Bugün Avrupa’nın, hatta dünyanın genelinin üzerinde bir hayalet dolaşıyor: “Popülist radikal sağ” hayaleti. Onun “yabancı düşmanlığı”, hatta “ırkçılığı”…

Bu, kendiliğinden olmaz! Önce sözcüklerle, sloganlarla, çeşitli yollarla “kötü tohumlar” ekilir. Sonra o “kötü tohumlar” özenle yeşertilir!

Toprağınızı bu kötü tohumlara karşı korumak, onları aralıksız bir çabayla ayıklamak zorundasınız. Aksi halde nerelerde, neler olduğunu görüyoruz!

Yıllardır söylediğimiz gibi, nüfusumuzu dahi bilmiyoruz! Nüfus politikamız yok. Plansız, hesapsız, kitapsız göç almaya, diğer yandan da göç vermeye devam ediyoruz. Bu sebeple buralara gelen insanlara insani koşullar sağlayamıyor, bu şartlarda içeride oluşmaya başlayan kaosu görmezden gelmeyi yeğliyoruz.

Tam da bu, o kötü tohumların toprağımıza düşmesi, hatta yeşermesi için son derece verimli bir ortam!

Ama bunların hiçbiri ama hiçbiri, etnik köken, doğum yeri, ya da başka sebeplerle insanları ayırmayı, yabancı düşmanlığını, ırkçılığı asla meşrulaştırmaz.

Kıbrıs Türk halkının tarihinden süzülen kültürü bugüne kadar bizi bu “kötü tohumlar”a karşı koruyabildiği kadar korudu. Bundan sonrasını yalnızca ona bırakamayız.

Nüfusu sayacak, nüfus politikası geliştirecek, eğitimdeki, sağlıktaki, güvenlikteki olumsuz etkileri giderecek programları hayata geçireceğiz.

Ama yetmez. O kötü tohumların bu topraklara ekilmesine, hangi amaçla olursa olursa, o kötü tohumlar yeşersin diye çaba gösterilmesine izin vermeyeceğiz.

Siyaset yalnızca siyasetçinin işi değil. Medya, günümüz dünyasında artık yalnızca gazetecinin, televizyoncunun işi değil. Hepimiz, bu kötü tohumlara karşı uyanık olmak, o yetmez, onlara karşı mücadele etmek zorundayız.

Nefretle, kinle, öfkeyle değil. Öfkeyi anlamaya çalışarak ama kine ve nefrete dönüşmesini asla kabul etmeyerek, buna karşı mücadele ederek. Dedim ya, öfkeyle, kinle, nefretle değil… Sevgiyle. İnsan sevgisiyle. Çünkü bir çocuğu, bir insanı, nerede doğduğundan, etnik kökeninden, diğer tüm özelliklerinden bağımsız olarak sevmekle başlar her şey!

Çok mu romantik geldi? Sevginin, medeniyetin, insaniyetin yerine, romantik değil de “gerçekçi” olsun diye, kini, nefreti, öfkeyi koyanların Avrupa’da ve dünyada nelere yol açtıklarını gördük!

Bu topraklarda, bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz.”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi