7 Eylül 2026 Pazartesi

“Bu konularla ilgili uluslararası sözleşmeler vardır. 90’lı yıllarda meclisimizden geçmiştir”

KIBRIS 15
Yayınlama: 07 Eylül 2026 Pazartesi 12:23 | Güncellendi: 07.09.2026 12:29 | Kaynak: Gündem Kıbrıs | Editör: Kktc Medya
Gündem Kıbrıs Özel Haber
“Bu konularla ilgili uluslararası sözleşmeler vardır. 90’lı yıllarda meclisimizden geçmiştir”

Gündem Kıbrıs Özel Haber

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaşanan gemi kazası hakkında değerlendirmelerde bulunan Rogers, “bir gemi kazası ile sonuçlanan bir süreçle karşı karşıya kaldık. Bu katamaranla ilgili ve bütün yaşananlarla ilgili olarak herkesi en çok rahatsız eden yanı, bu kazanın önlenebilir olmasıydı. 6 Şubat depremine götürdü bizi. 6 Şubat’ta da Kıbrıs Türk halkı olarak büyük bir travma yaşamıştık. Bu da o günleri bize tekrardan yaşattı. Bu kaza önlenebilirdi. Son 1 haftada edindiğimiz bilgiler bize ne kadar ciddi ihmallerin olduğunu gösterdi. Bu yolculuğun belirli kuralları olması gerekirdi. Bunlar aslında uluslararası anlaşmalarla bizim iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiştir 1990’lı yıllardan itibaren. Ancak şuandaki yönetimin bunların hiçbirini uygulamadığını görmüş olduk. Bu kazayla ilgili olarak birkaç önemli nokta vardır. Birincisi hava koşulları çok kötüydü. Pazar günü denize çıkabilecek bir durum belli gemiler için olabilirdi ama bu katamaranın bu fırtınayla başa çıkabilecek kabiliyeti var mıydı? Bu sorular hala daha net olarak cevaplanmış değildir. Birçok uzmanı dinlediğimizde bu katamaranın denize çıkmaması gerektiğini görüşünü ortaya koyuyorlar. Diğer taraftan yaşananları gördüğümüzde geminin 3 ay öncesinden su aldığını görüyoruz. Ve Limanlar Dairesi’nin de gerekli denetimleri yaptığıyla ilgili elimizde herhangi bir veri yok. Diğer yandan gemi kaptanının belgesi ile ilgili çok ciddi soru işaretleri vardır. Bunu normal bir vatandaş bile Honduras’tan alınan bir belgenin geçerli olmayacağı ile ilgili bir bilgiye çok rahat ulaşabilirken, Limanlar Dairesi’nin uzun yıllar kaptanlık yapmamış, daha sonra şaibeli bir şekilde kaptanlık belgesi almış bir kişiye nasıl kaptanlık yapma izni verdiğiyle ilgili ciddi soru işaretleri vardır. En üzücüsü ise, gemide yaşananları ve uzmanların söylediklerine baktığımızda, bu geminin batmaması için mevcut durumda belli önlemler alınabilirdi. Bir şekilde bu gemi kıyaya geri döndürülebilirdi. Batacak olsa bile, tahliye süreci standart prosedürlere göre yapılsaydı, tüm gemideki yolcular batmadan önce tahliye edilebilirdi. Bütün bunlar liyakatsizliğin, denetimsizliğin ve gerekli standartları uygulamamanın bizi getirebileceği acı sonuçlardır” ifadelerini kullandı.

“Suçsuz insanların canıyla bedelini ödedi bir duruma gelindi”

Konuşmasının devamında Rogers, “En önemli nokta kayıp kişilerin bulunmasıdır. Ancak tüm bu yaşananlardan bir ders çıkartılması gerektiği de ortadadır. Partizanlık ve çıkarlar için yapılanların sürdürülebilir olmadığını görüyoruz ve birlikte zarar görüyoruz. Bu çarpık düzen sürdürülebilir değildir. Suçsuz insanların canıyla bedelini ödedi bir duruma gelindi” dedi.

“Bu çok ciddi toplumsal bir travmadır”

Rogers, “Bu çok ciddi toplumsal bir travmadır. Sosyal hizmetler ve ruhsal sağlıkla ilgili alan da çok ihmal edilmiş bir alandır. Artık evrensel standartları nasıl uygulamaya geçireceğimizi düşünmemiz lazımdır. Kendi ayakları üzerinde duran bir devlet olmak istiyorsak bizim de uluslararası standartları ülkemizde hayata geçirmemiz gerekiyor” dedi.

“Limanlar Dairesi’nin kendi yasa ve tüzükleri vardır ve neler yapılması gerektiği tüm bu kılavuzlarda net olarak söylenmiştir”

Rogers, “Bu konularla ilgili uluslararası sözleşmeler vardır. 90’lı yıllarda meclisimizden geçmiştir ve bizim iç hukukumuzun bir parçasıdır. Limanlar Dairesi’nin kendi yasa ve tüzükleri vardır ve neler yapılması gerektiği tüm bu kılavuzlarda net olarak söylenmiştir. Sayın Arıklı görevden alınmadan önce yaptığı açıklamada Türk Loydundan çıkan onayların Limanlar Dairesi tarafından tasdiklendiğini söyledi ancak böyle bir şey söz konusu değildir. Elbette Türk Loydundan alınan bir klas belgesi önemlidir ama gemilerin ne kadar mil seyahat edecekleri bellidir. Bu geminin bu yolda yolcu taşımasına kim izin verdi? Bunlar Limanlar Dairesi ile ilgili konulardır. Bunun gibi konularda gözler Limanlar Dairesi’ne çevriliyor” ifadelerini kullandı.

“Olaydan sıyrılmaya çalışması kabul edilebilir değildir”

Erhan Arıklı’nın açıklamaları ve görevden alınması hakkında değerlendirmelerde bulunan Rogers, “Erhan Arıklı’nın bazı röportajlarını ve açıklamalarını izledim. Çok rahatsız oldum. 4 yıldır ulaştırma bakanlığı yapan birisi olarak konuya hiçbir şekilde hakim olmadığını, devamlı suretle toplu Limanlar Dairesi’ne attığını, ilgili bakan olarak siyasi sorumluluğunu almadığını gördüm. Bu başlı başına çok büyük sıkıntıdır. Kendisine bağlı olan tüm dairelerden de bir sorumluluğu vardır. Bunun farkında bile değildir. Erhan Arıklı sanki kendisiyle hiç alakası yokmuş gibi davranıyor ama gerek şirket hissedarlarından bazılarının gerekse de gemi kaptanının YDP Üyesi olduğunu sonradan öğrendik. Bu şirketin 2024’te ciddi bir sermaye artırımına gittiğini, yeni ortaklar edindiğini ve bazılarının da YDP üyesi olduğuna dair bilgiler ve bir çıkar ağının oluştuğuna yönelik şüpheler vardır. Bütün bunlar çok rahatsız edicidir. Tüm bunlar olurken de kendisi pişkin pişkin tereyağından kıl çeker gibi olaydan sıyrılmaya çalışması kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gündem Kıbrıs