Gündem Kıbrıs Özel Haber
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaşanan gemi faciasıyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Akpınar, “Öncelikli olarak yaşanan bu faciada hayatlarını kaybeden tüm insanlarımıza ve ailelerine başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum. Hayatta kalan, kurtulan ve bu acıyı yaşayan, uzun süre üzerlerinden bu olayı atamayacak olan insanlarımıza da sabırlar diliyorum. Bu süreci yönetmek gerçekten çok zor. Çok ağır ve derin bir facia ile karşı karlıya kaldık. Bütün süreçleri ortaya koyabilmek bizler için de ayrı bir sorumluluk alanıdır. Temennim KKTC devleti olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koymuş olduğu destek ve yardımlarla olabilecek en doğru şekilde süreci yönetmek ve kayıplarımızın bir an önce ailelerine teslimi konusunda süreci doğru yönetebilmek olacaktır” dedi.
“Eğer süratini kesmiş ve yardım istemiş olsaydı bu süreç yaşanmazdı”
Konuşmasının devamında Akpınar, “Bu olay bize aynı zamanda da büyük bir ders olmuştur. Ağır bir sorumluluk altında bu süreci yönetmesi gereken idarenin kollarının da zafiyetlerinin de ortaya çıkacağı, sadece siyaseten değil, idarenin de yasa yetkisi altında sorgulanacağı bir süreç olacaktır. Ancak her şeyden öte ilgili geminin başından beri, 26 yaşında olan ciddi yorgunluğu olan ve birçok kusuru olan bir teknenin yolcu taşımacılığında olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Uzmanlar ile görüştüğümüzde ortaya çıkan sonuç şudur ki, denizcilik ve havacılık tarihi kanla yazılmıştır. Özellikle sorumluluk üstlenen gemi adamlarını profesyonel bir yaklaşımla bu süreci doğru yönetmiş olsalardı, o günkü hava koşullarında o gemiyi limana döndürebilirdi. Ancak kaptanın o anki ruh halini bilmiyoruz. Kaptanın lisanları ve yeterliliğini ayrıca sorguluyoruz ve o yeterliliklere haiz olmadığını görüyoruz. Ancak içinde bulunduğu süreçte özellikle gemiyi o süratte sancağa dönmek için kırması daha önceden tamiratlardan geçen gemide hasara yol açtı ve bu facia yaşandı. Eğer süratini kesmiş ve yardım istemiş olsaydı bu süreç yaşanmazdı” ifadelerini kullandı.
“Herhangi bir Türk bayraklı gemiyi yabancı bir lisanla bir kaptan kullanamaz”
Yaşanan kazada kaptanlık yapan şahsın kaptanlık belgesinin kamuoyunda tartışma konusu olması üzerine değerlendirmelerde bulunan Akpınar, “Herhangi bir Türk bayraklı gemiyi yabancı bir lisanla bir kaptan kullanamaz. Mevcut gemi Türk bayraklıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı’nın yeterliliği ile belge alması gerekiyordu. Bu yeterliliğin olmadığını görüyoruz. Tamamen fabrikasyon bir belge ile burada gemi kullanıyor. İlgili dairedeki yetkililer bu belgeyi görmeye ikna olmuşlar ki bu kaptan bu belgeyle gemi kullanabilmiş ve izin verilmiş. Bunun hiçbir anlamda yasal boyutu yoktur. Hem KKTC’de hem de Taşucu’ndaki Limanlar müdürlüğü şuanda sorumluluk altındadır. Kaptanın aslında ehliyeti yoktu. Biten bir ehliyetin üzerine muadili başvurusu yapılmış. Herhangi bir sınav sürecinden geçmeden muadilini almış. Bu muadil belge Türkiye Cumhuriyeti’nde kabul görmüyor. Buradaki otorite bunu nasıl kabul etti?” diye sordu.
“Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumları sürecin en başından bu yana KKTC’nin yanında oldu”
Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumlarının sürecin en başından bu yana KKTC’nin yanında olduğunu söyleyen Akpınar, “Gerek Başbakanımız Ünal Üstel, gerekse Başbakan Yardımcımız Fikri Ataoğlu, sürece başından bu yana dahiller ve ailelerle birlikte inanılmaz bir sorumluluk anlayışıyla hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Güvenlik Kuvvetleri yetkilileri ile süreci yönetiyorlar. Her gün yapılan incelemeleri ve ortaya çıkan sonuçları ayrı bir değerlendirme sürecinde değerlendiriyorlar. En son yapılan açıklamalarda enkazın çıkartılması ortaya kondu. Bu enkaz dışarıya alınabilir ve ulaşılamayan kayıplarımızın, dalgıçların iniş yapabileceği bir derinliğe kadar enkazın yukarıya çıkartılarak kayıplara ulaşabilmenin çözümsel yolları aranmaktadır. Türkiye’deki firmalarla görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra Ankara’da bu görüşmeler ele alınacak ve net bir sonuç ortaya konabilecektir” ifadelerini kullandı.
“Kendi tabanlarına da dürüst davranmaları gerekiyor”
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın görevden alınması ve hükümetten çekilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Akpınar, “Daha sürecin ilk başından itibaren, şahsım da bir milletvekili olarak süreci takip ettim, 22 soru ile meclise bir başvuru yaptım. Sürecin doğru ilerlemesi için Cumhuriyet Meclisi’nde denetim anlamında bir sürç olmasını istedim. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın sürecin en başından itibaren olayın içerisinde olmaları, ortaya çıkan ihmaller dahilinde yaşananların bir sonuca varması nedeniyle hükümetin bir bakanını Başbakan görevden aldı. Benim soru önergelerimin ardından da ‘Rol Kapmaya’ çalıştığımı söyledi. Daha sonra süreç UBP’nin sanki bir algı yönetimi varmış gibi YDP söylemler geliştirdi. Kendilerini bu süreçten soyutlayabilmek için şuanda kamuoyunda ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Ancak kendilerinin daha olgun davranması gerektiğini düşünüyorum. Bu süreçte sorumlulukları vardı. Bu sorumlulukları da kabullenmeleri ve kendi partilileri ile de paylaşmaları gerekiyor. Çünkü kendi tabanına doğruları söylemekten de öte farklı ve yanlış söylemlerle kamuoyunda kendilerinin doğru olduğu algısını yaratmak çok yanlış bir şeydir. Kendilerini bir şekilde bu süreçten azletmeleri gerekiyor. Kendi tabanlarına da dürüst davranmaları ve daha doğru bireylerin bu süreçte öne çıkmalarını sağlamaları gerekiyor. Çünkü mevcut yapı ile YDP bu süreci yönetebilecek durumda değildir” dedi.
“Sürecin doğru bir şekilde ilerlemesi adına o dokunulmazlığın kaldırılması gerekiyor”
Konuşmasının devamında Akpınar, hükümetten çekilince sorumlulukların ortadan kalkmadığını ifade ederek, “Yaşanan süreçlerin her adımında şahsının ve idari birimlerin imzası vardır. Bunu hiçbir şekilde sorumluluk alanından soyutlayamaz” diye konuştu.
Akpınar, “Aslında Arıklı deneyimli bir siyasetçidir. Her ne olursa olsun dokunulmazlığın arkasına kimsenin saklanmaması gerekiyor. Sürecin doğru bir şekilde ilerlemesi adına o dokunulmazlığın kaldırılması gerekiyor” dedi.