Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

CTP ve Soyer 05.05.2011

05 Mayıs 2011 Perşembe Saat 13:10

Adam övünür...
Otuz yıllık CTP’liymiş diye...
Ya da yirmi sekiz yıllık UBP’li olduğu için...
Evlendirme memuru, nikahlanan çiftlere ‘iyi günde, kötü günde birlikte olmalarını’ tavsiye eder ya...
Bazı insanlar da, ister iktidarda, ister muhalefette partilerinin yanındadır...
Parti muhalefette ise, iktidar günlerinin özlemini çekerler...
Parti iktidara geldiği zaman ise, eğer milletvekili ise veya aday olduğu halde seçimi kaybetmişse, öncelikle bakanlık bekler...
Olmadı müsteşarlık...
O da olmadı müdürlük...
Küçük bir ülkede son 35 yıl böyle geçti...
“Partimizin bunca yıllık adamı olmayacak da, düne kadar bize sövenler mi bu makama getirilecek...” diyen parti liderleri mutlaka alkışlanır...
Bunun tersini yapan ve boş makamlara ‘en iyisini’ yerleştirmek isteyen, partisine ve partilisine ihanet etmiş olur...
“Seni de göndereceğiz...” diyerek tehditler başlar...
İşin gerçeğini kimse düşünmez...
Ya da düşünmek istemez...
Eğer bu partiye sadece 20, ya da 30 yıllık taraftarlar oy vermiş olsaydı, asla iktidara gelemezdi...
Bu partinin ‘daha tarafsız, daha adil, daha demokratik’ hizmet vereceğini düşünerek oy verenlerin beklentileri ne oluyor?..
Bunu düşünen var mıdır?..
Her fırsatta Güney Kıbrıs’ın güzel yollarından, geniş kaldırımlarından, ağaçlandırılması ve daha kaliteli alış-veriş merkezlerinden söz edenler, siyasetini neden sorgulamıyorlar ?..
Sadece bir örnek gerçeklerin anlaşılması açısından yeterlidir...
İki toplumlu müzakerelerde Hristofyas’ın temsilcisi olan Yorgo Yakovu, öyle 20, ya da 30 yıllık değil...
Yarım asırlık ‘sağcı’ bir siyasetçidir...
En sağ çizgideki Spiros Kiprianu’nun döneminde bakanlık yaptı...
Diğer Rum liderlerinin döneminde bakanlık yapmamışsa, Londra Büyükelçisi olarak görevlendirildi...
Şimdi komünist liderin en güvendiği adamdır...
Dönek olduğu için mi?..
Kesinlikle...
İşini iyi bildiği için...
Bazı deneyimler kolay kazanılmaz...
Partilidir diye en üst makama getirdiğiniz adamın deneyimsiz olması, sonunda partinizin yeniden muhalefete düşmesinde en önemli nedenlerden biri değil midir?..
CTP iktidara nasıl geldi?..
Partili olmayan binlerce insanın destek vermesiyle...
Bir umut doğmuştu...
Daha demokratik, daha şeffaf, daha adil bir yönetim için...
İktidar dönemi başladığında, Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in üzerine nasıl çullandıklarını bilmeyen yoktur...
Bakanlık, müsteşarlık ve müdürlük bekleyenler ayağa kalktı...
Soyer bir kısmını yerine getirdi, bazı istekleri de geri itti...
Memnun edilenler çoğunlukta olduğu halde, parti içi tepkiler hiç dinmedi...
Soyer’in memnun edemedikleri, saraya yöneldi ve Talat’tan destek istedi...
Ortaya iki başlı bir yönetim çıktı...
Bazı operasyonlar bizzat saraydan yönetildi...
CTP’den milletvekili adayı olan bir arkadaşımın, sarayda görevli partilisi ile gerçekleştirmiş olduğu telefon konuşmasını büyük bir üzüntü içinde dinlemiştim...
Günü geldiğinde bunların detaylarını yazmak, okurlar adına bir borçtur...
Sonuca gelelim...
CTP’nin iktidarı bir dönemde sona erdi...
Parti içindeki bazı kesimler o’nun kellesini istedi...
Direnseydi, kellesini koruyabilir, yeniden liderlik koltuğunda oturabilirdi...
Bunu yapmadı...
“Değişim mi istiyorsunuz, buyurun, ben çekiliyorum” dedi...
CTP’nin iç sorunları ve kimin lider seçileceği partilileri ilgilendirir...
Ancak; bir gerçeğin bilinmesi ve kabullenmesinde yarar vardır...
Küçük bir ülkede ‘lider’ yetiştirebilmek kolay değildir...
Okuyan, araştıran, takip eden, sorgulayan insan sayımız yok denecek kadar azdır...
Olanların kıymetini de bilemezsek, gün gele ekonomide olduğu gibi, siyasette de ‘ithalata bağlı’ bir sonuçla karşılaşabiliriz...
Boşuna mı endişeliyim?..
Bunu zamana bırakıyorum...

Bu yazı toplam 11157 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans