Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Kalbin sesine kulak verilmeli - 27.04.2011

27 Nisan 2011 Çarşamba Saat 15:26

Referandumun yedinci yılında İnönü Meydanı’nda organize edilen mitinge kaç kişinin katıldığını soranlar ve bundan bazı hesaplar çıkarmaya çalışanlar var...
İki bin ise çok az...
Onun da altında ise tam bir fiyasko...
Hesaplar genellikle rakamlar üzerinde yapılıyor...
Bu çok yanlış bir yöntem...
Bir defa halk mitinglerden yorulmuş durumdadır...
İkincisi, birkaç saatlik eylem sonrasında hiçbirşey değişmediği için umutlar, umutsuzluğa dönüşmüştür...
Üçüncüsü, çok sayıda örgütün hedefinde çözüm olduğu halde, ufak, tefek bazı ideolojik farklılıklar nedeniyle güçler dağılmıştır...
Yoksa, referandumun başarısızlıkla sonuçlanması ve çözümsüzlüğün devam etmesi nedeniyle üzülenler, sadece İnönü Meydanı’nda toplananlar değildir...
Halkın ezici bir çoğunluğu hala çözümden yanadır...
Güney’deki ırkçı zihniyetin değişmemiş olmasına karşın, Kıbrıslı Türklerin gönlünde yatan kalıcı bir çözümdür...
Adanın bu şekilde bölünmüş kalması durumunda, her iki tarafın da silahlanma yarışına devam edeceğini ve gün gele yeni sıcak olayların meydana gelebileceğini bilmeyen yoktur...
Türk Mukavemet Teşkilatı’nda görev almış, ömrü mücadele içinde geçmiş insanlar dahi, hayatlarının son zamanlarında güneydeki hastanelerde şifa aramak durumunda kalıyorsa, bugünkü yapının umut vermediğini ‘ülkeyi yönetenler’ de biliyor...
Öyleyse, kendi kendimizi sorgulamak ve yanlış hesaplarla yargıya varmak yerine, yeni bir hedef seçmek zorundayız...
Hedef Brüksel olmalıdır...
Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek’in, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun ve Genişlemeden Sorumlu Üye Stefan Füle’nin kapısına dayanıp “bölünmüş adanın birleşmesi için siz ne yapıyorsunuz?” diye sorulmalıdır...
Tek yanlı üye yapılan Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, kalıcı bir anlaşma yerine uzun vadeli strateji uyguladığını anlatacak sözcüler bulunmalıdır...
“Birleşmiş Milletler’in, sizlerden de onay alarak hazırladığı çözüm planını kabul etmeyenlere ne yapacaksınız?.. Daha ne kadar sessiz kalacaksınız?” diye sorulmalı, ısrarla yanıt talep edilmelidir...
Kıbrıs sorununu, sadece Türkiye’nin yakasına sarılarak çözebilmek imkansızdır...
Adada yaşayan her iki toplumun da istekli ve kararlı olması durumunda bir çözüme ulaşılabileceği gerçeği kabul edilmelidir...
Kıbrıslı Türkler, ister bin, isterse iki bin kişi ile referandumun yedinci yılında çözüm ve barış mesajı verebiliyorsa, karşı tarafa da açık bir şekilde “siz ne istiyorsunuz?” diye sorulmalıdır...
Kuzeyde ekonomik sıkıntıların gün gele daha da artacağını ve yaşanan siyasal, sosyal sorunlarla birlikte Kıbrıslı Türklerin teslim olacağını düşünerek hesap yapan Rum liderliği uyandırılmalıdır...
Hatta, bizde sıkça kullanılan bir atasözü onlara hatırlatılmalıdır:
Yanlış hesap, Bağdat’tan döner...

Bu yazı toplam 1797 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans