Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Gel de yazma! 18.04.2011

18 Nisan 2011 Pazartesi Saat 10:40

Gazetecilikte ‘haber değerlendirme’ kriterleri, ülkenin kültürüne, yaşadığı sorunlara ve yayıncı şirketin beklentilerine göre farklılaşır...
“Ben çok ciddi bir gazeteyim, hiçbir şekilde hırsızlık, fuhuş, kumar, soygun, cinayet haberlerine yer vermem” deme özgürlüğünüz vardır...
Bir de ‘en ciddi’ haberlerle, adli haberleri dengeleyebilme becerisi vardır...
Sadece namazdan, oruçtan ve haramdan bahseden dini bir gazete çıkarma özgürlüğünüz yok mudur?..
Elbette vardır...
Ancak; bir yanda küçük çocuğun iyileşmesi (!) için yüzüne üfleyen ‘cinci hoca’, diğer yanda tecavüze uğrayan kızın fotoğrafı olmaz...
Sadece siyasetle ilgilenen bir gazete istersiniz...
Ve belirli bir ideolojinin görüşlerini yansıtacaksınız...
O zaman tüm halkı ilgilendiren haberleri görmezden de gelseniz olur...
Ama satış rakamlarınız her zaman dipte kalır...
Perde gerisinde birileri parayı bastırır, siz de yayıncılık yaparsınız...
Dünyada bunu deneyen gazeteler ya kapanmış, ya da okura ulaşma açısından dibe vurmuştur...
İngiltere’de en seksi haberleri manşetinde yayınlayan SUN gazetesinin günlük tirajı 3 milyonun biraz üzerindedir...
Bunu 2 milyon 136 bin ile Daily Mail gazetesi takip eder...
En ciddi gazetelerden The Times, 2004 yılında günde ortalama 660 bin adet satarken, şimdiki tirajı 457 bindir...
En ciddi gazete The Guardian 2004’te 383 bin satarken, şimdiki tirajı 279 bine gerilemiş durumdadır...
Demokrasinin beşiği İngiltere’de bir kız çocuğuna tecavüz olayı, günlük gazetelerin ezici bir çoğunluğunda günlerce birinci sayfada yer alır...
Guardian ve Daily Telegraph buna dahil midir?..
Manşetlerinde olmasa bile artık bu gazeteler de tırmanan asayiş olaylarına ve sosyal ağırlıklı haberlere de yer vermek zorunda kalıyorlar...
Örneğin; Daily Telegraph gazetesinin Cumartesi günkü manşetinde Prens William ile evlenecek Kate’in doğuracağı ilk kız çocuğuna taht engeli çıkarılmayacağı belirtiliyordu...
Klasik bir İngiliz haberi...
Yine ön sayfasında, son zamanların en popüler ismi Dr.Philip Nitschke vardı...
‘Dr.Death’ olarak isim yapan Nitschke,‘Ötenazi’ konusundaki uzmanlığını anlatan bir filmi BBC’ye satmış ve bu film yakında gösterilecekmiş...
Ayrıca 14 yaşındaki çocuklara da okullarda gösterileceği belirtiliyor...
Ötenazi; sağlığı dayanılmayacak durumda olan bir kişinin, yaşamını ‘kendi isteğiyle’ acısız veya çok az acıtan bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç vererek veya kişiyi yaşam destek ünitesinden ayırarak sonlandırmaktır...
Düşünebiliyor musunuz?..
Çocuğunuz 14 yaşında ve ona, bir insanın yaşamını sonlandıran görüntüler izletilecek...
İngiliz medyası, bu haberi günlerdir birinci sayfalarından okurlarına duyuruyor ve bir tartışma platformu yaratıyor...
Benzeri bir haberi Kıbrıs’ta yayınladığınız zaman, belirli bir kesimin tepki göstereceğini biliyorsunuz...
Ancak gazetecilik ‘gerçeklerin saklanması’ sanatı değildir...
Bir süre sonra çocuğunuzun gözlerine sokulacak bir olayı gizlemekle bir yere varamazsınız...
Hele küçük ülkelerde hiçbir şey gizli kalmaz...
Gazeteler yazmasa da kalmaz...
Adi suçlar yazılmadığı ve teşhir edilmediği sürece, bu tür olaylar daha da artar...
Bakınız, dün Pazar olduğu halde Lefkoşa’daki ‘nöbetçi mahkeme’ 5, Gazimağusa’daki ‘nöbetçi mahkeme’ ise 1 davaya bakmak zorunda kaldı...
Suçlarla ilgili iddialar; hırsızlık, sahtekarlık, dayak ve uyuşturucudan oluşuyor...
Bunlar alışık olmadığımız şeyler...
Mahkemeler Pazar günleri de bu tür olaylar için mesai yapacak duruma gelmişse, bize düşen görev yazmak ve uyarmaktır...
Artık hiçbir şekilde saklambaç oynayamayız...
Bugünkü hükümetin, çek yasaklılarının gazetelerde yayınlamasını yasaklaması sonrasında ne oldu bilir misiniz?..
Karşılıksız çek kesenlerin sayısı daha da arttı...
Malını satan adam, parasını alamayacak duruma geldi...
Alacağı 300 TL’yi tahsil için mahkemeye gitmek istese, daha fazlasını avukata ödemek zorunda kalacak...
Sonuca gelelim...
Gazeteci için haber kutsaldır...
Artan suç olaylarına hiç kimse sırt dönemez...
Zaten, halkımızın ezici bir çoğunluğu da bunların teşhir edilmesini istiyor...
KIBRIS’ın yazdıklarına güveniyor, suçluların cezalandırılması için en ağır cezaların verilmesini arzuluyor...
Haksızlığa uğrayan, dayak yiyen, soyulan vatandaşlar da KIBRIS’ı arıyor ve yardım talep ediyor...
Onların sesi olmaya devam edeceğiz...

Bu yazı toplam 11063 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans