Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

İbret verici dayanışma 04.11.2012

04 Kasım 2012 Pazar Saat 13:03

Kuzey Kıbrıs pisliğin içinde yüzen bir ülke oldu...
Birilerine milyarlarca dolar verip “bu ülkeyi yaşanmaz hale getirin” deseydiler, hiç kimse, hiçbir güç bizleri bu kadar kötü bir duruma getiremezdi...
Peki neden bu hallere düştük?..
Kötü siyaset yüzünden...
Üretken, çalışkan, becerili, dünya görgüsü olan insanları siyasetten uzak tutarak...
Sadece kendilerini düşünenleri yönetime taşıyarak bu hallere düştük...
Başkent Lefkoşa’nın kuzey kısmı pislik içinde yüzerken, güney kısmına geçenler kendilerini bir anda cennetin içinde buluyorlar...
Çevre düzeni, trafik akışı, yaya ve bisiklet yolları, dinlenme parkları ile gerçek bir Avrupa kenti...
Kuzeydekiler ise hâlâ ‘istifa’ edip, etmemeyi tartışıyorlar...
Bir de UBP’ye kimin genel başkan olduğunu veya olacağını...
UBP konusunda yarın başlayacak olan yargı sürecinin en kısa sürede sonuçlanması dileğimizdir...
Fakat; bir kez daha tekrar edelim ki; sonuç ne isterse olsun, bu saatten sonra bu ülke şimdiki siyaset anlayışıyla yoluna devam edemez...
Seçim ve Siyasal Partiler Yasası değiştirildikten sonra erken seçime gidilmesi ve halkın ‘tek bölge’ sistemi altında yeni bir tercih yapması kaçınılmazdır...
Kardeşi kardeşe düşüren siyaset anlayışı süratle ortadan kaldırılmaz ve bu ülkede yeni bir dayanışma ruhu geliştirilmezse, inanın bu günleri de arar olacağız...
Güneyden almamız gereken derslerden biri çevredir...
Bir diğeri ise dayanışma konusunda sergiledikleri tavırlardır...
Ekonomik açıdan kötü gittikleri şu günlerde yardıma muhtaç insanlar için başlattıkları dayanışma kampanyaları bizlere ‘insanlık açısından’ bazı mesajlar vermelidir...
Bu kampanyanın gönüllüleri arasında öğretmenler ve öğrenciler de vardır...
Hazırlanan broşürleri marketlerin giriş kapılarında halka dağıtarak, yardıma muhtaç insanlar için gıda topluyorlar...
“Bir paket pirinç, makarna veya süt, peynir, ekmek de olur” diyorlar...
Alışveriş yapan ve ortalama 50 Euro harcayan bir insan, bir Euro fazla ödeyerek, bir paket pirinç alıyor ve marketten ayrılırken bunu ‘gönüllü yardımseverlere’ vermek suretiyle aç insanlara destek sağlamış oluyor...
Bir zamanlar bizler de yardımlaşma ve dayanışma konusunda dünyaya örnek olabilecek bir düzeyde idik...
Evde pişen yemeğin bir kısmını komşuya uzatırdık...
Hatta uzaktaki yakınlara da pay çıkarıp, ziyaretlere gider ikram ederdik...
Arkadaşlık ve dostluk ilişkilerimiz çok daha kuvvetliydi...
Verdiğimiz sözlerden asla dönmezdik...
Sonunda ölüm olsa bile sözümüzü yerine getirirdik...
Dayanışma becerisini sadece ‘güzel günlerde’ değil, kötü günlerde de gösterebiliyorduk...
Ne var ki; yarattığımız kötü düzen, tüm iyi yanlarımızı silip, götürdü...
Dağlar, ormanlar, dereler yok edildi...
İşe yaramaz yasalarla bu ülkeye kötülük edenlerden hesap sorulmadı...
Hâlâ ormanlık ağaçları kesenleri koruyabilecek mazeretler üretebiliyor “yasada bir boşluk var” diyebiliyorlar...
Durum böyle olunca, ağaçları keserek, ormanlık araziyi betonlaştırmak isteyenlere yol göstermiş oluyorlar...
Onlar da bir gece vakti mazotu döküp önce yakıyor, bir süre sonra da yanmış ağaçları kesiyorlar...
Bu ülkeye ve insanlarına yapılan kötülükleri sıralamaya devam etsek; sayfalar yetmez...
Gerçekten çok kötü bir durumdayız...
Kurtuluş için cesur yürekli insanları siyasete çekmeli, bu ülkede temiz bir sayfa açmalıyız...
Eğitim ve kültürden başlayarak, ne kadar sorun varsa tümünün üzerine giderek, yaşanabilecek bir ülke yaratmalıyız...
Çözüm olsa da, olmasa da bu ülkeyi korumak ve insanlarımıza huzurlu bir yaşam sağlamak görevimizdir...
Biraz cesaret lütfen!!!

Bu yazı toplam 1749 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans