Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

“Gözlerimi kaparım özelleştirmeyi yaparım!!!” 28.11.2011

28 Kasım 2011 Pazartesi Saat 10:33

Öyle görünüyor ki bizde hiç bir özelleştirme toplumsal kazanım yaratmayacak.

Çünkü siyasi erki elinde tutanların becereksizliği, özelleştirme aşamasında ekonomik akıldan beslenen, toplumsal amaçlı pozitif korumacılık kuralları koyma yönünde cesaretlerini kırıyor.

Bu kafa yapısıyla yapılacak her özelleştirme sorun yumurtlayacak.

UBP Hükümetinin özelleştirme politikasını bir cümle ile özetle deseler şunu söylerim: “ Gözlerimi kaparım özelleştirtmeyi yaparım!!!”

Halbuki bütün mesele yapacağınız her işi gözünüz açık olarak yapmak.

***

Kuzey Kıbrıs'ta ciddi bir ekonomik sorun var.

Kimse bunun aksini söylemiyor.

Hatalı kararlarla piyasa iyice daraltıldı.

Esnaf siftah yapmadan günü değil haftayı geride bırakmaya başladı.

Kısa süre sonrasında ne olacağı bilinmediği için üç beş kuruş parası olan da parasını harcamaktan korkuyor.

Hayat Pahalılığı uygulamasını dondurmanın yanlış olduğunu iyi ki anladılar. Anladıkları için 2012'de uygulamanın yeniden başlayacağı açıklandı. Bu seçim hesabı değil yanlışın bir yerlere toslamasıdır.

***

Bu ülkede dikkatler hep yanlış bölgeye odaklandı.

Yanlış yere bakmak, doğruyu görmemektir.

Kamu çalışanlarının maaşlarıyla uğraşıldı. Sorun orada görüldü. Maliyenin tek derdi maaşları ödemek oldu doğal olarak.

Piyasa daraldığı zaman devletin gelirlerinin azalmasından daha doğal ne olabilir ki.

Piyasanın daralmasına karşı çare bulunmadığı sürece ne yapılırsa yapılsın günü kurtarmaya bile yetmeyecek. Yetmeyeceği sanırım görüldü.

***

Ekonomik yaşamada alınacak tüm önlemlerin insanların yaşam kalitesini iyileştirme sonucu üretmesi gerekir.

Bizde hükümetin aldığı önlemlerin sonuçlarına bakınız...

Daha çok işsiz...
Daha az ciro...
Daha çok çöküş...
***

Özelleştirme bu ekonomik koşullarda olamaz mı?

Özelleştirme bir politikadır.

Bir iktidar özelleştirme yanlısıysa özelleştirmeyi politik gerekçeler ileri sürerek savunur ve yapar.

Bizdeki gibi, “BECEREMİYORUZ” diye bir gerekçeyle özelleştirmeye gidilmez.

Hatta bir işletme özelleştirilecekse kazanım çıtası en iyi noktaya getirilirki en yüksek değerle özelleştirilsin.

Örneğin KTHY için özelleştirme seçeneklerden biriydi.

Ancak özelleştirmeden önce KTHY hızla iyileştirilecekti.

Halbuki kötü yönetim anlayışıyla öyle bir KTHY tablosu yaratılmıştı ki birileri talip olsa bırakın para vermeye üsünden para da isteyecekti.

***

Öyle görünüyor ki bizde hiç bir özelleştirme toplumsal kazanım yaratmayacak.

Çünkü siyasi erki elinde tutanların becereksizliği, özelleştirme aşamasında ekonomik akıldan beslenen, toplumsal amaçlı pozitif korumacılık kuralları koyma yönünde cesaretlerini kırıyor.

Bu kafa yapısıyla yapılacak her özelleştirme sorun yumurtlayacak.

***

Kıbrıs Türk Petrolleri'nde özelletirmede önemli mesafe alındı.

Levent ve Mustafa Hacı Ali ortaklığı Kooperatif Merkez Bankası'na ihale bedeli olan 62 milyon TL'yi yatırdı.

Bu paranın 17 milyon TL'si Türkiye'den %52 hissenin alımında kullanılacak.

Sonra yüzde doksan hisse Levent ve Mustafa Hacı Ali ortaklığına devredilecek. Böylece işlem tamamlanacak.

Ancak sendikanın  özelleştirme işleminin durdurulması için yargıya ara emri başvurusu var.

Ara emri başvurusu yapan sendikalar ihaleyi kazananın  Kıbrıslı Türk işadamları olması  nedeniyle bir miktar baskı altındadır.

Bir uzlaşıyla ara emri başvurusunun geri çekilmesi mümkün mü?

Mümkündür.

Yeter ki Kıbrıs Türk Petrolleri'nin yeniş patronları, sendika ile anlaşıp mevcut koşullarda iki yıllık bir toplu sözleşme imzalamayı kabul etsin.

Aslında yeni patronlar için çalışanlara bakış açısı, sınav nitelikli önemli bir tavırdır.

Eğer toplumsal sempatiye değer veriyorlarsa çalışanlara, çalışanların emeklerine, çalışanlarınm örgütlenme hakkına saygı göstermelidirler.

***

KIB-TEK konusu ayrı bir yazı konusudur.

Hatta birden fazla yazı yazılacak kadar derinliklidir. Yine de yazıyı noktalamadan biraz değinmek isterim.

KIB-TEK o kadar sağlamdır ki tüm kötü yönetim anlayışlarına rağmen ayaktadır.

Şu an Kuzey Kıbrıs'ta bir devlet kuruluşu olan KIB-TEK ve özel bir şirket olan AKSA elektrik üretiyor.

Kamu oyu yanlış bilgilerle yanıltılıyor.

Kötü yönetimden beslenen tüm olumsuzluklara karşın KIB-TEK'in ürettiği elektriğin kilovat saati AKSA'nın ürettiğinden ucuzdur.

KIB-TEK tüketiciye fatura ettiği elektriğin mevcut yüksek fiyatının en önemli nedenlerinden biri AKSA ile yapılan sözleşmedir. AKSA elektriği ucuzlatmıyor tam tersi pahalılaşmasına neden oluyor.

Şunu herkes bir kenara not etsin KIB-TEK olmasa bu koşullarda elektriğe çok daha pahalı bedel ödeyeceğiz.

İşte bu nedenle ne yapılacaksa sadece yönetenlerin değil herkesin gözlerini dört açması gerekir.

Günün sözü:

Özgüven, başarının vazgeçilmezidir

 

Bu yazı toplam 12929 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans