Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Aferin Hristofyas 26.10.2011

26 Ekim 2011 Çarşamba Saat 11:44

Güney Kıbrıs’taki milliyetçiler son günlerde koro halinde Hristofyas’a çağrı yapıyorlar:
New York’a gitme!..
Neden gitmesin?..
Çünkü uzlaşma istemiyorlar...
Uzlaşma olduğu zaman Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılacağını ve Birleşik Federal Devlet’in kurulacağını bildikleri için buna karşı çıkıyorlar...
“Dünya Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini tanıdığına göre, bu devleti yıkamayız” diyorlar...
Öyleyse nasıl çözülecek Kıbrıs sorunu?..
Kıbrıslı Türkleri yama yaparak!..
Hele bir de petrol çıkarsa; işte o zaman paranın rengini gösterir, Kıbrıslı Türkleri bu tarafa çekeriz düşüncesiyle hareket ediyorlar...
Kıbrıs için bunca zaman korkunç paralar harcayan ve uluslararası ilişkilerde büyük sorunlar yaşayan Türkiye’nin ne diyeceğini hiç hesap etmiyorlar...
Hristofyas’a engel olmak isteyen milliyetçi cephenin çözüme karşı olduğu tartışma kaldırmayacak kadar açıktır...
Durum böyle olunca, müzakereleri bertaraf etmek için sürekli mazeret çıkarıyorlar...
Dönüşümlü Başkanlık olamaz...
TC kökenli KKTC vatandaşları adada kalamaz...
Mülkiyet konusunda takas ve tazminat kabul edilemez...
Türkiye’nin garantörlüğü devam edemez...
Böylesi koşullar öne sürerek, müzakereleri bertaraf etmekle Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasını istiyorlar...
Diğer yandan, çözümsüzlüğün ileride kendileri açısından da ne tür olumsuzluklar yaratacağını hiç hesap etmiyorlar...
“AB üyesi olduğumuz için Türkiye artık kılımıza dokunamaz” teziyle hareket ediyorlar...
AB üyeliği bir gerçek...
Türkiye’nin, dokunmayan adama dokunma niyeti olmadığı da bir gerçek...
Ne var ki; bölünmüşlüğün yaratacağı çok farklı sorunlar da vardır...
Kaçakçılık, nüfus patlaması, askeri yığınak gibi...
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon ile AB yetkililerinin, bu gerçekleri Kıbrıslı Rum liderlere anlatması ve onları çözüme zorlaması gerekirdi...
Ama bunu yapan olmadı...
Tam tersi; Kıbrıs Rum tarafı, Annan planının da gerisine giderek, New York zirvesini şimdiden dinamitleme yolunu seçti...
Hristofyas; Annan planında yer alan ‘dönüşümlü başkanlık’ konusundaki teklifini, çapraz oy sorununu bahane ederek geri çektiğini açıkladı...
Ve bu müjdeyi öncelikle faşist DİKO’nun başkanı Karoyan’a verdi...
Ulusal Konsey’de, Karoyan’ın yüzüne bakarak “Dostum Mario seni memnun edecek bir şey söyleyeyim... Dönüşümlü başkanlığa ilişkin öneriyi geri çekiyoruz” dedi...
Olası federal devlette başkanlığın dönüşümlü olmasını neden istemiyorlar?..
Karoyan ve diğerleri; Kıbrıslı Türklerin de başkan olmasını öngören bir kararın iptal edilmesine neden bu kadar çok seviniyor?..
Nedeni basit değil mi?..
Kesinlikle bizimle birşeyi paylaşmak istemiyorlar...
Kesinlikle ırkçı yaklaşımlarla hareket ediyorlar...
Ne demek bir Türk’ün başkan olması?..
Üstelik hem Türk, hem Müslüman!..
Başkan Obama, Başkan Buzek, Başkan Barosso, Genel Sekreter Moon...
Kıbrıs’taki sorunun temelinde nelerin olduğunu şimdi daha iyi anlıyorsunuz değil mi?..

Bu yazı toplam 1928 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans