Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Sağduyu zamanı 24.10.2011

24 Ekim 2011 Pazartesi Saat 09:25

Tarihin sayfalarını geriye doğru çevirelim...
Kıbrıs’ın, İngilizler tarafından yönetildiği dönemde Türk halkı açlık ve sefalet içerisindeydi...
Yıllar önce Kıbrıslı Türklerin Atatürkçülüğünü araştırırken, bugün hayatta olmayan çok sayıda insanla yüz yüze görüşerek, yaşanan sıkıntıları ilk ağızdan dinleme şansı bulmuştum...
Özgürlük Mücadelesi Önderimiz rahmetli Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk siyasetinin ilk isimlerinden rahmetli Faiz Kaymak, cesur ve fedakar öğretmenlerden ‘Hacıbulgur’ kardeşler ve Söz gazetesi sahibi Remzi Okan’ın kızı Beriya Özoran bunlardan bazılarıydı...
Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış Türkiye’nin, Kıbrıslı Türklere bakacak hali yoktu...
Buna karşın; buradaki bir avuç insan, tüm olanakları seferber etmek suretiyle Anavatan’la irtibatı koparmamak için büyük uğraşlar verdi...
Gün gelecek, Anavatan sıkıntıları atlatacak ve Kıbrıslı Türklere destek verir duruma gelecekti...
Nitekim öyle oldu...
Türkiye Cumhuriyeti devleti, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, 3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yıkılması sonrasında Kıbrıslı Türkleri yalnız bırakmadı...
Kısıtlı olsa bile memur maaşları, yiyecek ve içecekler Ankara’dan geldi...
Göçmen durumuna düşmüş binlerce Kıbrıslı Türk, ellerinde ‘iaşe karnesi’ ile bir miktar kuru yiyecek, şeker ve pirinç alabilmek için uzun kuyruklar oluşturuyordu...
O günler oldukça sıkıntılıydı...
Ancak; yılmadan direnmek şarttı ve Kıbrıslı Türkler bu şartı başarıyla yerine getirdi...
Türkiye Cumhuriyeti devleti, 1974 Barış Harekatı sonrasında daha güçlü bir devlet haline geldi...
Bugün G-8’ler arasında yer alması, nereden, nereye gelindiğinin bir göstergesidir...
Avrupa’nın gözde ülkelerinden İspanya, İtalya, İngiltere, Yunanistan ağır ekonomik krizle boğuşurken, Türkiye’nin, hemen her alanda ilerlemesi elbette ‘başkaları tarafından’ hoş karşılanmayacaktı...
Son günlerde meydana gelen terör olayları, düşmanların rahatsızlıklarını anlamak için yeterlidir...
Onların isteği, Türkiye’yi de ‘felaket çukuruna’ çekmek, böylece iç ve dış konularda gerekli dayatmaları yapabilmektir...
Ne var ki; bu tür senaryoların başarılı olmasına izin verilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz...
Günü ve saati geldiğinde kenetlenmesini ve dayanışma ruhu içinde her türlü zorluğa göğüs germesini bilen bir millettten söz ediyoruz...
Yine de hassas bir dönemden geçildiğini dikkate alarak, iç ve dış konularda atılacak adımlara dikkat etmek, provokatif söylemlerin etkisi altında kalmamak gerekiyor...
Bir yanda terörle mücadele; diğer yanda dün Van’da yaşanan deprem felaketi karşısında, güçlerin birleşmesinden başka çare yoktur...
Zor günlerin aşılması için, Türk-Kürt dayanışması kadar, Anavatan-Yavruvatan dayanışmasının büyük önemi vardır...
Kardeşler arasında zaman zaman dargınlık olsa da, düşmanlık olamaz...
Olmamalıdır da...

Bu yazı toplam 11306 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans