Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Trafikte sadece ceza çözüm değildir 20.10.2011

20 Ekim 2011 Perşembe Saat 10:22

Trafik kazalarıyla ilgili bilanço, insanın yüreğini parçalıyor...
Özellikle ölümlü kazalarda meydana gelen artışlar herkesi ciddi bir şekilde düşündürmelidir...
Küçük bir ülkede 200 binden fazla araç, bu kadar kaza ve bu kadar ölüm akıllara durgunluk verecek düzeydedir...
Yetkililerin bu konu üzerinde kafa yorması ve daha ciddi, daha fazla önlemler alması kaçınılmazdır...
Ne var ki; böylesi kritik bir soruna sadece cezalarla çözüm getiremezsiniz...
Trafikte en önemli sorunlardan bir tanesi yolların yetersiz ve güvensiz oluşudur…
Özellikle gece sürüşlerinde insanların çok dikkatli olması gerekiyor…
Çünkü; tehlikeli virajlarda dahi yeterince koruma bariyerleri yoktur…
İkaz ve uyarı levhaları da yetersizdir…
Alkol ve aşırı süratten kaynaklanan kazaların da büyük ölçüde eğitimsizlik ve denetimsizlikten kaynaklandığını kabul etmeliyiz…
Bunca can ve mal kaybına karşın, aşırı süratten kaçınılmıyorsa, trafik denetimlerinin iki, üç katına çıkarılmalı, daha da ağır cezalar uygulamaya konmalıdır…
Polis sayısı, sıkı denetimler için yetersiz olabilir...
Ancak; böylesi bir mazeretin arkasına saklanarak, ölümlü kazaların daha da artmasına göz yumulamaz…
Polis denetimleri artarsa, ‘kırmızı ışıkta geçme’ hastalığı da büyük ölçüde tedavi edilebilir...
Kırmızı ışıkta durmadan yoluna devam etme hastalığının son yıllarda tırmanışa geçtiğini biliyoruz...
Üzücü olan şu ki; ‘üzüm üzümü görerek, kararır’ misali, yüksek eğitimi ve başarılarıyla tanınan bazı insanlarımız da artık kırmızıda durmaz oldu...
Başkalarının ‘geçme hakkını’ çiğneyerek...
Başkalarını tehlikeye sürükleyerek bunu yapabiliyorlar...
Bir kez daha iddia ediyorum...
Bir ay süreyle trafik ışıklarında denetim yapılsa ve kırmızıda durmayanlar, cezalandırılarak teşhir edilse...
Bu korkunç çılgınlık büyük ölçüde sona erecek...
Trafikte bir başka önemli nokta ise, kullanılan araçların ‘önemli bir kısmının’ hurdalık olmasıdır...
Tamponu düşmüş, lastiği erimiş, freni tutmaz hale gelmiş, trafik ikaz ışıkları çalışmaz araçların trafikte seyretmesine asla göz yumulmamalıdır...
Avrupa ülkelerinde olduğu gibi araç muayeneleri yılda bir kez mutlaka tekrarlanmalı...
Muayeneyi geçmeyen araçlara ruhsat ve sigorta çıkarılmamalıdır...
Bir başka önemli olay ise, yaya geçitleri ve kaldırımlardır...
Lefkoşa’da ve Girne’de gözlemlediğim kadarıyla, yaya geçitlerinin boyaları büyük ölçüde silinmiş...
Yayalar nereden geçeceklerini bilemez oldular...
Başkent Lefkoşa’nın yanı sıra, turistik Girne’ye gidiniz...
Kaldırımlar, araçların işgali altında...
Kimse bunları görmüyor, önlem almıyor...
Kaldırımda yürüyemeyen insanımız, ya da turistimiz, araçların arasında yürürken her an tehlike ile karşı karşıya kalmış olmuyor mu?..
Ve en önemli soruna gelmek istiyorum...
İddia ediyorum ki; araç sürücülerimizin önemli bir kısmı, ne trafik kurallarını biliyor, ne de disiplinli bir sürücü gibi hareket ediyor...
Bunun nedeni ise, ehliyet alımının bakkaldan ekmek, su alımı kadar kolay olmasıdır...
Eli direksiyona doymamış, trafik kurallarını alışmamış insanlara ehliyet dağıtmanın sonucunda, trafik canavarının sürekli azdırılmış olduğunu unutmamalıyız...
Yine iddia ediyorum ki; KKTC’de ehliyet sahibi insanların çok büyük bir kısmı, bugün bir başka AB ülkelerinde sınav geçemez...
Acı, ama gerçek olan durum budur...

Bu yazı toplam 11087 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans