Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

Emlak sektörüne saplanmış bıçak... 04.10.2011

04 Ekim 2011 Salı Saat 15:19

Hükümete gelince... Hükümet tribünlerdeki seyirci değildir.

Hükümet, “Emlak sektöründeki bu konular kişilere ait sorunlardır” hiç diyemez.

Çünkü bazılarının başına gelenler, ülkemizden konut almak isteyenlerin geri çekilmesine, vazgeçmesine neden oluyor.

Emlak sektörü krizdeyse en önemli nedenlerden biri konut almak isterken dertten öte bela satın alanların yaşadığıdır.

Bu konuya çare bulunmazsa bedeli çok ağır olacak ve en büyük sorumlusu görevini yerine getirmeyen hükümet olacak.

 

 

Ülkemizde emlak sektöründe iki patlama oldu.

Birincisinde herkesin yüzü güldü, cebi para doldu. Konut alanlar da memnundu.

Mutluluk yaz yağmurundan kısa sürdü.

Mantar gibi ortaya çıkan “müteahhitler” bir bir iflas etti.

Aralarında iş yönetme becerisi sıfır olanlar da vardı.

Devlet, sektöre girişleri denetlemedi.

Ve sonuçta çöküşün bedeli çok yönlü ağır oldu.

***

Sıkıya giren, ekonomik olarak zora girenler finans dünyasında umut aradı.

O arayış aşamasında en yalın ilkeler “iş birliği” halinde çiğnendi.

Sonunda parayı verip ev alanlar çok vahim tablolarla yüzleşti.

Meğer kendilerinin bildikleri evler, müteahhitleri tarafından bankaya ipotek verilmiş.

Müteahhit borcunu ödemeyince de “Banka bu evler benim” demiş.

***

Kısaca yaşananların özeti bu.

Çoğu zanneder ki bu durum sadece yabancılar için geçerlidir.

Yok öyle şey.

Pek çok Kıbrıslı Türk de aynı dertten muzdariptir.

Ancak kabul edelim ki özellikle yabancıların, örneğin Kulaksız Şirketi’nden konut alırken dert satın alanların yaşadıkları karşısında aklı başında insanların onları haksız gösterecek sözü olamaz.

Konuları çok karmaşıkmış gibi sunmak çözümü de zormuş gibi bir yanılgıya neden olur.

Emlak sektöründe konut alırken dert alanların çok çok azının suçu olabilir.

Geriye kalanlar şahıslara ve sisteme duydukları güvenin kurbanıdır.

***

Bu yazıyı bugün yazma nedenlerimden biri de Başbakan İrsen Küçük’ün, mağdurların temsilcileriyle bugün görüşecek olmasıdır.

Kulaksız mağdurları ve öteki örneklere baktığımızda ortada üç taraf var.

Bir, konut alan.

İki, konutu satan.

Üç, müteahhide kredi veren banka ya da finans kuruluşu.

Bu üçlü içerisinde en masum olan konut satın alanlardır.

Hele yabancılar nereden bilsinler ipotekli bir malın kendilerine satılacağını ya da satıldıktan sonra ipotek verileceğini.

***

Bir ipotek verilirken, ipotek verenin, var olan satın alıcıları ya da gelecekte alıcı olacakları düşünmesi ve koruması gerekir.

Dahası bunu kredi alacağı finans kuruluşuyla paylaşması şarttır.

Aksi halde ortaya en ağır nitelemeleri hak eden bir durum çıkar.

Müteahhit, ipotekli bir değeri ipotek temizlenene kadar, yani borcunu ödeyene kadar satar ve sonrasında sorun yaşanırsa ortada resmen birilerini dolandırma var demektir.

Kişilere satış sonrası bir ipotek işlemi yapılırsa da bu kez kredi veren kuruluşa eksik bilgi beyanı yapılması söz konusudur.

Mevcut ipotek mevzuatında ipotek alan kuruluşun sorması, ipotek verenin de doğru bilgi vermesi gerektiği yazılıdır. İpotek verilecek taşınmaz malın, konutun kiracısı varsa bile beyan edilmelidir.

***

Bir vurgu yapayım.

Ben hukukçu değilim.

Bir hukukun gerçekleri bir de toplumun moral değerleri var.

Kim ne derse desin, hukuk asla etik ve moral değerlerin üzerinde değer taşımaz. Hukuk, adalet, yasalar, kısaca adalet, toplum oral değerleriyle asla çelişemez.

Hukukun görevi haklıyı korumaktır.

Haksıza da bir biçimde haddini bildirmek.

Parasını verip evini alanların o evlere resmen sahip olmalarının önüne geçen kendini savunamaz.

Bir başkasına sattığı konutu bankaya ipotek veren birinci derecede suçludur. O cezasını çekecek.

Finans kuruluşu da ipotek aldığı taşınmazın durumu hem bilecek hem olası etkilenmeler için takip edecek.

Bu kadar basit.

***

Hükümete gelince...

Hükümet tribünlerdeki seyirci değildir.

Hükümet, “Emlak sektöründeki bu konular kişilere ait sorunlardır” hiç diyemez.

Çünkü bazılarının başına gelenler, ülkemizden konut almak isteyenlerin geri çekilmesine, vazgeçmesine neden oluyor.

Emlak sektörü krizdeyse en önemli nedenlerden biri konut almak isterken dertten öte bela satın alanların yaşadığıdır.

Bu konuya çare bulunmazsa bedeli çok ağır olacak ve en büyük sorumlusu görevini yerine getirmeyen hükümet olacak.

Bizden uyarması...

 

Günün sözü:

 

Haklı olanın yanında durmayan, haksızın yanındadır

Bu yazı toplam 11410 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans