Hüseyin Ekmekçi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Ekmekçi

Nasıl bulunamadı? 26.09.2011

26 Eylül 2011 Pazartesi Saat 09:22

Bu ülkede maalesef ama maalesef adalet “torpili” az olana işliyor.

Torpiliniz varsa, adaletten istediğiniz gibi sıyrılabilirsiniz.

Para mı kaçırdınız?

Rüşvet mi yediniz?

Devletin arazisini, “yönetim kurulundasınız” diye, arkadaşınıza, partilinize mi peşkeş çektiniz?

Banka müdürünü ve bankaya ait zırhlı aracı evinize çağırarak, bir vermede 700 bin TL mi verdiniz hesabınıza yatsın diye?

Kimse görmez…

Kimse bilmez…

Başbakan da araştırır ama sonuca da ulaşmaz.

Araştırır araştırır ama göremez.

 

UBP’de iç hesaplaşmaya doğru

UBP içinde, “ihalelerle” ve “kamu kaynaklarının kullanımı ile ilgili ciddi rahatsızlıklar var.

Herkes, “Başbakanlık’ta örgütlenen” bir çeteden bahsediyor.

Her ihale bu isimlerden geçiyor.

YAGA bile bu isimlerin kontrolünde.

UBP şimdi bunu konuşuyor. UBP’de Başbakanlık’ın etrafında oluşan yapıdan rahatsız olanların sesi yavaş yavaş yükselmeye başlıyor.

“Dedikoduların kaynağı Başbakanlık”

UBP içerisinde geçtiğimiz kabinede bakan olarak görev yapan bir isimle önceki gün sohbet ettik.

Enteresan saptamaları, aslında bir önceki kabinenin dışında bırakılan isimlerin “çok ama çok” yaralı olduğunu ortaya koyuyor.

Başbakan İrsen Küçük’ü “isim de vererek”, “etrafından bu isimleri temizle” dediğini anlatan eski bakan, bakın neler anlattı:

“Maalesef, gazetelerdeki dedikodu yazarları aracılığı ile Başbakanlık’ın gücünü kullanan kaynaklar aynı partiye mensup bizleri kamuoyunun önüne attı.

Her gün yazıldık, her gün çizildik. Üzerimiz karalandı ve en sonunda da kabine dışında kaldık. Oysa yapılması gereken gayet doğaldı. Başbakan kabinesini açıklar, kimse de incinmezdi.

Sayın Eroğlu Başbakan’ken, kabinede kimlerin yer alacağını kimse bilmezdi. Sadece alanında uzman olan isimler tahmin edilirdi. Oysa son kabine değişimi öyle mi oldu?

Resmen UBP içerisinde oynanan bir oyunla mahvedildik.

Başbakanlık dedikodu üretim merkezi haline döndü. Bakanlıktan götürülmek istenenler önce kamuoyu önünde harcandı, sonara da kabine dışı kaldı. Bu tam bir hakaret.

Başbakan İrsen Küçük maalesef sadece “Başbakan olduğu” için mutlu ama etrafında neler olup bittiğine bakmıyor, önem vermiyor.

Başbakanlık’ı, UBP yetkili kurullarında yetkisi, ismi olmayan şahıslar yönetiyor. Başbakan’la görüşme isteyenler, milletvekilleri bile bu duvarı aşamıyor, bu isimlerden izin almadan Başbakan ile görüşmek mümkün değil.

İş adamları dahi Başbakanlık’taki bu oluşumdan rahatsız. İrsen Bey bu duruma daha fazla müsaade etmemeli…”

 

“Kanlı’yı görevden alamaz”

BRTK Müdürü Özer Kanlı, UBP içerisindeki “güç kavgasının” sembol ismi haline geldi de, haberimiz yok…

Biliyorsunuz, Başbakan İrsen Küçük göreve gelir gelmez, önce kamu bankalarında, ardından da kabinede değişime giderek “güç gösterisi” yaptı.

Kooperatif Merkez Bankası ve Vakıflar Bankası’nda yönetimlere direkt müdahale edildi. Özellikle Koop Yönetim Kurulu Başkanı, UBP’nin en eski ismi Tuncer Arifoğlu’nun görevden alınmasını kimse beklemiyordu.

Sonra kabinedeki değişim… Eroğlu’na yakın isimler Türkay Tokel ve İlkay Kamil kabinenin dışında bırakıldı ve “güç” olarak görülen isimler “yarışın” dışına atıldı.

Sonra Hasan Taçoy’un yaşadıklarını unutmayalım. Yıllardır siyasette yer alan, UBP’nin muhalefet döneminde neredeyse tek “sözcü” olarak ortada duran Hasan Taçoy, Küçük’ün oluşturduğu ilk kabinede, “seçim dönemi” partiye gelen Zorlu Töre’ye tercih edildi.

Başbakan İrsen Küçük, UBP içerisinde, “her alana” dokundu. YAGA, Vakıflar İdaresi Yönetimi, Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu, çok sayıda daire müdürü…

 

Küçük Kanlı’yı istemiyor

Başbakan İrsen Küçük’ün “uzun süredir görevden almak istediği” isim, BRTK Müdürü Özer Kanlı.

Gerek Kanlı’nın Başbakan Küçük ile ilgili düşünceleri…

Gerek BRTK’nın “Cumhurbaşkanlığı’nın” sesi haline gelmesi…

Kısacası, BRTK’nın Başbakanlık’a bağlı olmasına rağmen, Cumhurbaşkanlığı’nın alt organı gibi çalışması Küçük ve yakın çalışma arkadaşlarının “çok canını” sıkıyor.

Kısa ve net: Başbakan kendisine bağlı bir kurumda, Özer Kanlı’yı müdür olarak görmek istemiyor.

Ama adım da atamıyor.

 

“Son kale” BRTK

Bugüne kadar Küçük’ün attığı adımları “sinirlenerek” ama sükunetle izleyen bir çevre var. Her an “kurultay” için düğmeye basmaya hazır.

İşte o çevre, “Özer Kanlı’yı son kale” olarak görüyor.

Eroğlu’nun güvendiği isimlerin “bir bir” kellesinin gitmesini “oflayıp- puflayarak” izleyen bu çevreler, “Özer Kanlı’nın da görevden alınmasına iznimiz yok. Bu hükümeti muhalefet düşüremez. Ama parti içi muhalefet, üflese gider. UBP’nin iyiliği için bugüne kadar susanlar, Kanlı giderse, yeter diyecek. Bunu Sayın Küçük de biliyor” diyor.

Kısacası UBP’de parti içi muhalefetin son kalesi “BRTK Müdürlüğü…”

 

 

Tek suçlu şoför mü?

Bu devletten belediyeden trilyonluk ihaleler alan iş adamlarının “iş güvenliğine” bakış açısı nasıl?

Bu kaçıncı “ihale devam ederken” kaza.

İnsanlar iş sahasında yeterli güvenlik olup olamadığını denetlemiyor mu, anlamadım.

İşte son örneği de Hamitköy. Odunun biri, yolun ortasına bırakıp kaçmış koca iş aracını.

Bunu da “iş sahipleri” denetlememiş.

İhaleyi veren de denetlememiş.

Olan da motoru ile seyreden vatandaşa oldu.

Ama tutuklanan da dozeri oraya bırakan şoför oldu…

Ya denetimi “adam gibi” yapmayanlar?

Yargı bir şey demese de kamu vicdanı hepinizi yargılıyor…

Bu yazı toplam 1995 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans