Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

Adalet için bir cesur yürek... Orhan Zihni Bilgehan 23.09.2011

23 Eylül 2011 Cuma Saat 11:05

Bilgehan, adalet için cesur bir yürek...

Hiçbir sorumuzu yanıtlamaktan çekinmedi.

TMT’ye girişini sorduk. Bir solukta anlattı: “... 1957’de, Dr. Hasan Güvener, ofisime gelerek, ‘Rauf Bey selam eder, yemin edesin ve seni teşkilata alalım. Senin görevin, Mağusa ve İskele Mahkemelerinde yargılanan teşkilat üyelerini, Volkancıları Karaçetecileri savunmaktır. Mağusa’da birkaç avukat var ama Rauf Bey illa da seni ister’ dedi. Zaten reddetmem mümkün değildi o karışık ortamda ve kabul ettim. ‘Tamam’ dedim ve yemin ettim.”

 

 

Son yazacağım cümleyi yazımın başında yazayım.

Pazar günü yayımlanacak HAVADİS Gazetesi’ni bayinizden ayırtın.

Neden?

HAVADİS’in markalaşan, örnek alınan POLİ ekinde yakın tarihimize ışık tutan bir söyleşi yayımlanacak.

Kiminle?

Orhan Zihni Bilgehan’la...

***

Öntaç Düzgün ve Ali Alnar’la, Orhan Zihni Bilgehan’ın Karpaz’da konuğu olduk.

Biz sorduk, Bilgehan anlattı... Sevgili Erol Uysal da görüntüledi.

Bilgehan, seksen iki yaşında...

Tahtaya vuralım maşallah çok dinç duruyor.

Rahmetli Hakim Zeka Bey, Orhan Zihni Bilgehan’ın amcası... Çocuk okutmanın yürek istediği 1940’larda öğrenim merdivenlerinden çıkıp bir adalet insanı oldu.

Siyasete de ilgi duydu. Ya da bir anlamda zorla ilgi duydu.

Hukukun üstünlüğünü, adaleti bir yaşam biçimi olarak benimseyen kültürden bir insanın siyaset yapması hele bu topraklarda çok zor.

Buna rağmen Orhan Zihni Bilgehan direndi...

Bir hukuk adamı olarak adaleti siyasete monte etmeyi denedi.

Pek çoğu TMT ya da teşkilat yıllarında sivil ve demokratik her şeyi terk edip kod ismi olan insanlara teslim olurken Orhan Zihni, bedel ödemeyi kabul edip teslim olmadı...

Bunları konuştuk uzun uzun...

Ali Alnar kardeşim söyleşi metnini hazırlayıp bizlerle paylaşırken girişine yazdığı şu bölümle çok şeyi özetledi:

“Sayın Orhan Zihni Bilgehan çocukluğundan başlayarak günümüze dek yaşadıklarını büyük bir samimiyet ve dürüstlükle bizlere aktardı. Söyleşi bitip ayrıldıktan sonra anneme uğradım. Orhan Zihni Bilgehan’la röportaj yaptığımızı söylediğimde anacığım benim yerime Sayın Bilgehan’ı tanımladı: ‘Çok dürüst ve iyi bir insandır.’ Sözün bittiği yer burası olsa gerek diye düşündüm.”

***

Orhan Zihni Bilgehan’ın anlattıkları bir döneme ışık tutmadan öte, gerçeklerin önündeki perdeyi yırtarcasına kenara çeken özellikte.

Anlattıkları çok yalın, çok açık, çok anlaşılır.

Dinlerken hiç aklımdan “Acaba?” geçmedi.

Bilgehan unutabilir, eksik bırakabilir ama asla “acaba?” sorusunu akıldan geçirtmez.

Avukatlık yaptı, hakimlik yaptı, bakanlık milletvekilliği yaptı... Çok iddialıyım bir tek kişi bile ortaya çıkıp Orhan Zihni Bilgehan’ın dürüstlüğü üzerine gölge düşüremez.

“Yalan söyledi” diyemez.

***

Orhan Zihni Bilgehan’la önce Balalan köyünde, deniz kenarında baba yadigarı topraklarda yaptığı evinde buluştuk.

Çocukları da babalarının, dedelerinin ya da atalarının değer yargılarına sıkı sıkıya sahip çıkıyor...

Oğluları da yapmış birer ev...

Büyük bir alan ama gösteriş yok...

Doğdukları topraklardan kopmak istemedikleri için köylerine de ev yapmışlar... Hem de pek çok zorlukla savaşarak...

Elektriklerini güneş enerjisinden yararlanarak elde ediyorlar...

Orhan Zihni Bilgehan, çevreyi, sahili bize gösterirken, anlattıklarıyla taaa çocukluk günlerine gidip geldi.

Küçük bir adacık olan keskin kayalardan oluşan kara parçasına yüzerek gittiğini ve hala oralarda var olan güvercinlerin palaz yavrularını topladığını anlattı...

Babasını, annesini anlattı...

Fark ettim ki Orhan Zihni Bilgehan, zorlamasız, özümseyerek güçlü bir aile terbiyesiyle büyüdü.

Amcası Hakim Zeka Bey, akrabalık bağlarının da etkisiyle bir idol olmuş Orhan Zihni Bilgehan için.

***

Esas sohbetimizi bir başka Karpaz köyü olan Yenierenköy’de yaptık.

Yemeğimizi yedik sohbetimizi sürdürdük...

Orhan Zihni Bilgehan, yaşayan bir tarih...

Polemiği sevmediği belli. Ancak anladı ki konuşması gerekenler susarsa meydan başkalarına kalıyor...

Aslında çok uzun zamandır buluşup konuşma yönünde ortak bir arzumuz vardı.

İyi ki buluşup, sohbet etmişiz.

Pazar günü Havadis’in Poli ekinde söyleşiyi okuduğunuz zaman ne denli yararlı bir sohbet yaptığımızı anlayacaksınız...

***

Bilgehan, adalet için cesur bir yürek...

Hiçbir sorumuzu yanıtlamaktan çekinmedi.

TMT’ye girişini sorduk. Bir solukta anlattı: “... 1957’de, Dr. Hasan Güvener, ofisime gelerek, ‘Rauf Bey selam eder, yemin edesin ve seni teşkilata alalım. Senin görevin, Mağusa ve İskele Mahkemelerinde yargılanan teşkilat üyelerini, Volkancıları Karaçetecileri savunmaktır. Mağusa’da birkaç avukat var ama Rauf Bey illa da seni ister’ dedi. Zaten reddetmem mümkün değildi o karışık ortamda ve kabul ettim. ‘Tamam’ dedim ve yemin ettim.”

***

Bilgehan’a şu soruyu da sorduk: “Mağusa’nın tanınmış kişilerinden önemli bir grubun Burhan Nalbantoğlu liderliğinde çalıştıkları anlaşıldı. Sizi Temsilciler Meclisi’ne öneren kişi ise Denktaş. Ancak Nalbantoğlu sizi veto etti. Bu ikili aynı teşkilata mensup değil miydiler?”

Bir an duraksayıp verdiği yanıtın girişinde önemli bir saptamaya vurgu vardı: “Aynı teşkilatın adamlarıydılar. Denktaş Bey beni hakikaten ilerletmeye mi çalışırdı, yoksa başka hesapları mı vardı? Emin değilim. Çünkü daha sonraları beni şüpheye düşüren şeyler yaptı. Bunu biraz sonra anlatırım.”

***

Orhan Zihni Bilgehan, 1966 sonrası adil karar verme ısrarı nedeniyle Mağusa Teşkilatı’nın, saldırısına da hedef oldu. Bunu da uzun uzun anlattı... “Kendini ‘Burhan Nalbantoğlu’nun grubu’ olarak tanıtan grup, bu kez Sancaktar Bulut’a, ‘Bu Orhan otoritenize isyan etti. Eğer onu terbiye etmezseniz otoriteniz sarsılacak’ diye kışkırttılar. Mercedes 190 model bir arabam vardı. Bir sabah garaja girdiğimde, lastiklerini parçalanmış, çizilmiş ve üstüne bir canlı mermi bırakılarak ‘vatan hainleri ölecek’ diye bir not bırakılmış olarak buldum. Ben bu olaya çok üzüldüm.”

Neyse ben daha fazla yazıp POLİ ekinin gazeteciliğine saygısızlık yapmayayım...

 

Günün sözü:

 

Adaletin bekçisi, insanlığın bekçisidir

Bu yazı toplam 1747 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans