Hüseyin Ekmekçi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Ekmekçi

Bankanın iç hukuku bile çiğnendi

21 Eylül 2011 Çarşamba Saat 11:45

“Yahu bana ne, önüne gelen Kooperatif çalışanı bana söver, çalan çalsın, götüren götürsün, örten örtsün” diyorum, sonra bir telefon daha, gene rahat edemiyorum.

Havadis’te günlerdir gündeme getirdiğimiz yolsuzluk ve ardından olayın örtbas edilmesi, hem de herkesin bilgisi bulgusu olmasına rağmen örtbas edilmesi ile ilgili “konuşması” gerekenler susmaya, “adım atması gerekenler “durmaya” devam ediyor.

Ne yapayım…

Olayı kamuoyunun bilgisine getirdik, daha da yapacak bir şeyim yok.

Polis, “Bana ne Kooperatif’in sorunu” diyorsa?

Başbakan, “Bir kenarda dursun da görevden almak istersem Gülhan Alp’i, kullanırım bunu” diye bakıyorsa olaya…

Sendika, “E ama başka arkadaşlarımızın da başına gelebilir, susalım” noktasındaysa…

Çalışan da ha bire bana mail atıp, “Bizim ekmek teknemiz burası, vicdansız adam” diye saldırıyorsa…

Bana da, “E.K. isimli bayan az bile yapmış” demek kalıyor…

Ama ne yapayım, gelip beni buluyor.

 

İç hukuk bile uygulanmadı

Bankanın veznesinde çalışan birisinin vatandaşın parasını zimmetine geçirmesinin cezası, Kooperatif Şirketler Yasası altında düzenlenen Personel Tüzüğü’nde belli…

Sorgusuz sualsiz ihraç…

Yani, bankayı yönetenler, kendi iç hukuk sürecini bile işletmediler.

Olayın ortaya çıkmasının ardından izlenecek süreç belli…

Genel müdürlüğün hemen devreye girerek, suçu işleyeni izne çıkarması birinci adım… Zorunlu izin…

Teftiş iç murakabe hemen devreye girerek hesapları denetleyecek, bulgularını genel müdürlüğe sunacak…

Bulgular ışığında da genel müdür personel disiplin kurulunu göreve davet eder. Disiplin kurulu 1986’da yürürlüğe giren Personel Yönetmenliği eşliğinde bulguları değerlendirir. Şahitleri dinler…

Suçlu sorgulanır…

Daha sonra da ilgili suçla ilgili ceza verilir…

Ancak tüzük, zimmetine para geçiren personelle ilgili tek seçenek sunuyor: İhraç…

 

İhraç edilse ne olurdu?

Önce Sosyal Sigortalar’a ilgili personelin işten atıldığı bildirilir.

İhtiyat Sandığı’na da aynı bilgi verilir.

İhtiyat Sandığı birikiminin işveren katkısı devlete kalır… Türkçesi de ihraç edilen kooperatif çalışanı yatırımının sadece 3’te birini alabilir.

Ayrıca, verdiği zarara göre, bankadan alacağı kıdem tazminatını hiç alamaz, ya da zarar temin edildikten sonra, artan kısmını alır.

Çalışma hayatındaki sicili sıfırlanır… Devlette bir kez daha iş bulamaz.

 

Peki ne yapıldı?

Peki, hadi yargıyı geçtim… Kendi iç disiplin mekanizmasını bile uygulayamayan Kooperatif yönetimi ne yaptı?

Önce hatırlı kişilerin “yüksek yerden” gelen emirlerine boyun eğdi…

Sonra ilgili kadına “emekli ol” dendi…

İhtiyat Sandığı parasını tam aldı…

Kıdem tazminatını da banka kasasından bir tamam almasının yolu açıldı. Bu da yaklaşık 220 bin TL civarında…

Olay kapatıldı…

Siciline işlenmedi…

Neredeyse, “Şimdi git, iki yıl sonra seni tekrar işe alırız” denildi…

Adalet bunun neresinde?

 

 

Çayırova’dan geçtim

Geçtiğimiz pazar günü Çayırova’dan geçtim…

1 aydır su yok…

12 saatliğine elektrik kesildi…

Köyde 4 yaş grubu, “öğretmen yok” gerekçesi ile kapatıldı…

İki sokum sohbet edemedim, hep şikayet hep şikayet…

E ama haksız mı insanlar?

Ayıp yahu…

O yok, bu yok…

Bu yazı toplam 11133 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans