Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Hala geç değildir

16 Eylül 2011 Cuma Saat 08:37

Rum tarafı; petrol konusunda ilk çılgın girişimi, Spiros Kiprianu’nun döneminde yapmıştı...
Sondaj çalışmalarının yakın bir gelecekte başlayacağı açıklandığı zaman, Kıbrıs Türk Toplumu Lideri olarak Rauf Denktaş, Ankara’yı beklemeden çok sert bir açıklama yapmış ve şöyle demişti:
“Bu bir savaş nedenidir...”
Denktaş, yeni bir savaş mı istiyordu?..
Kesinlikle hayır!..
Amaç; Rum tarafınının ‘tek yanlı’ girişimlerini önlemekti...
Nitekim öyle olmuştu...
Haberin, yüksek tirajlı Günaydın gazetesinde yayınlanması sonrasında Birleşmiş Milletler (BM) örgütü alarma geçmişti...
Rum Yönetimi Dışişleri Eski bakanlarından Nikos Rolandis, Cumhurbaşkanı Spiros Kiprianu’ya şu mesajı vermişti:
“Bizzat BM Genel Sekreteri, petrol konusunda geri adım atmamızı istiyor ve Türklerin şaka yapmadığını söylüyor...”
Kiprianu, mesajı aldıktan sonra geri adım atmış, petrol arama çalışmaları iptal edilmişti...
Bu konu yıllar sonra Papadopulos tarafından ısıtıldı...
Papadopulos, KKTC’nin ve Türkiye’nin ‘sözlü uyarılarını’ dinlemeden, bazı yabancı şirketlerle petrol arama konusunda bağlantı kurmuş ve ihaleye çıkmıştı...
İhaleyi kazanan şirket, bir süre sonra Limasol açıklarında arama yapmaya başladı...
Üç, ya da dört gün sürdü bu çalışma...
Türk donanmasının bölgede bir tur atmasından sonra, ilgili şirket ‘güvenlik endişesiyle’ geri çekildi...
Şimdi koltukta Hristofyas var...
Çözüm vaadiyle iktidara gelen Hristofyas, bu amaca ulaşabilmek için yapması gerekenleri yapmadı...
Çözümü kapsamlı bir anlaşma ile sağlamak yerine, uzun vadeli bir strateji uyguladı...
Ve gerginliği tırmandıracağını bile bile, petrol konusunu tıpkı aşırı sağcı iki Rum lideri gibi ileri götürdü...
Önce İsrail’le anlaştı, daha sonra Amerikan şirketiyle sözleşme imzaladı...
Noble şirketine ait platform ise dün Afrodit bölgesine ulaştı...
Sondaj çalışmalarının birkaç gün içerisinde başlaması bekleniyor...
Peki bu durumda ne olacak?..
Türkiye, bunca lafı boşa mı etti?..
“Donanmamız bunun için var” diyenler, blöf mü yapmıştı?..
Kesinlikle hayır!..
Ankara’da gerçekleştirilen toplantıların ‘perde arkasını’ biliyoruz...
İlk adım, Türkiye ile KKTC arasında ‘Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması’dır...
Rum tarafı bu karar sonrasında geri adım atar ve Noble şirketini gönderir mi?..
Yeni bir çatışma ortamına sürüklenmek istemiyorsa gönderir...
Fakat; işin ciddiyetini fark etmemişse göndermez...
İşte büyük tehlike bundan sonra yaşanacak...
Noble; sondaj çalışmalarına başladığı anda, Türk donanmasını yanında bulacak...
Kimse bunun bir şaka olduğunu sanmasın...
Türk donanması ‘Afrodit’ diye adlandırılan bölgede olacak...
Böylesi bir durumda İsrail donanması devreye girer mi, girmez mi, ya da girerse neler olur; elbette bunun hesapları da yapıldı...
Önemli olan, sıcak bir çatışma ortamı yaratmadan, doğru yolu bulmak ve çözüme odaklanmaktır...
Çözüm oluncaya kadar Rum tarafı ateşle oynamaktan uzak durmalıdır...
Doğru olan budur ve Hristofyas’ın geri adım atması için hala fırsat vardır...

Bu yazı toplam 1707 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans