Hüseyin Ekmekçi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Ekmekçi

Kim, kimden hesap soracak?

16 Eylül 2011 Cuma Saat 11:30

Kooperatif Merkez Bankası’ndaki olay su yüzüne çıktı.

Gerçekten enteresan bir “kapatma” olayı. Bankayı “yönetsin” diye görev verilenler, bu görevlerini belli ki doğru algılamamış…

Savcı olmuşlar…

Polis olmuşlar…

Yargıç olmuşlar…

“İstifa et” kararına varmışlar.

“İstifa et” demek, aslında ödüllendirmek anlamına geliyor. Zira, “işten atmakla”, “istifa et” demek arasında dağ kadar fark var. Kıdem tazminatı, ödenekler gibi alacaklar da aslında “ödül” oluyor, zimmetine para geçirene…

Bakalım “yapan” ile “örtenler” arasında ne gibi bir yaptırım uygulanacak…

Kimsenin haberi yok

Kooperatif Merkez Bankası’nı yönetenler, hangi akla hizmetse, büyük bir olayı “bir şey olmamış” gibi ört-bas ettiler.

Başbakan’ın da, Kooperatif Şirketler Mukayyidi’nin de hiçbir şeyden haberi yok.

Olacak şey değil…

Başbakan İrsen Küçük ile gelişmeleri dün telefonda görüşme şansım oldu.

Sayın Başbakan, “Bakacağız” dedi.

Ama çok da önemli bir cümle kurdu:

“Bu kadar paranın zimmete geçirildiği bir olayı örtbas etmek biraz ağır oldu, fazla oldu…”

Ve son cümlesi de, “Bu kadar basit kapatılacak bir olay değil bu…”

Başbakan İrsen Küçük, olayın araştırılması için müsteşarını görevlendirdi.

Umarım “iyi” araştırılır.

“Bu banka içi bir mesele” denilebilir ama…

O kadar da basit değil.

Özel bankalarda dahi başkasının parasına göz dikenler cezalandırılır, yargı huzuruna çıkarılırken, “kamu bankasında” buna göz yumulması ve örtbas edilmesi, çok da etik değil.

Özel bankalar, bu par ayı isterse bağışlayabilir…

Ama kamu bankalarının, “kamu” adına görev yapanların bu alanda işledikleri suçların cezasız kalması, birilerinin ise bunu bilerek “adalete” taşımaması, nasıl izah edilebilir?

 

 

KHK rahat da, vicdanlar rahat mı?

Kamu Hizmeti Komisyonu, öğretmen ve müdür muavinlikleri ile ilgili sınavda, “kamu vicdanını yaralayan” bir karara “evet” dedi.

“Sınavı inceledik, sorun yok” diyor Kamu Hizmeti Komisyonu…

Onca iddiaya rağmen, eldeki somut bulgu, ifade ve delillere rağmen…

KTÖS’ün bulgu ve şikayetlerine rağmen…

Siyasi yakınlıklara rağmen…

İçişleri Bakanı’na yapılan suçlamalara rağmen…

Puan dağılımındaki tabloya dikkat ettiniz mi? Bir tarafta 80 ve üzeri alanlar, diğer tarafta da 60 ve aşağısında alanlar… Ama sorun yokmuş…

Öyle diyor Kamu Hizmeti Komisyonu…

Diyorlar ki, “Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural sonuna kadar orada direnmeli, partizanlığa izin vermemeli…”

Ben de diyorum ki, “Partizanlıkların tümü, Kamu Hizmeti Komisyonu eli ile yasallaşıyor…”

Bu Kamu Hizmeti Komisyonu, bu yapı ile kimseye yarar sağlamaz…

Daha çok tartışacağız bu komisyonun yaptıklarını…

Bu kadar tartışma, olay ve bulguya rağmen, herkesin içi rahatsa…

Komisyon üyelerinin tümü rahatsa…

Eğitim Bakanı rahatsa…

Komisyonun sahibi Cumhurbaşkanı rahatsa…

Sınav sonrası sınav komisyonu başkanının medya aracılığı ile dövmeye kalktığı İçişleri Bakanı rahatsa…

KTÖS’ün içi rahatsa…

Kazananların vicdanı rahatsa…

Yeni eğitim yılı herkese hayırlı ve uğurlu olsun…

 

Bana gücenmeyin

Müdür ve Müdür Muavinliği Sınavı’nın ardından, ismi kazananlar arasında yer alan birçok isim bana resmen “küstü”…

Karşılaştığım ve selam almadıklarım oldu…

Neden?

Herkesin görmezden geldiği bir olayı, “benim de görmezden” gelmem gerekiyor… Gazetemin de görmezden gelmesi gerekiyor…

Bana gücenenlere söyleyecek tek lafım, “Eğer suçunuz yoksa, gocunmanıza da gerek yok…”

Hepsi bu.

Ben hakkıyla kazanıp, kazandığı için utanç duyanlar olduğunu da biliyorum…

Kimse kimseye martaval okumasın.

40 dervişiz, birbirimi bilmişiz…

Bu ülkede dedikodunun bol olduğunu, insanların dedikodularla yıpratıldığını biliyorum, yaşıyorum…

Ama, hiçbir şeyin gizli kalmayacağını da biliyorum…

Benim gibi herkes biliyor…

Bu yazı toplam 1945 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans