Hüseyin Ekmekçi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Ekmekçi

Çavuşoğlu ve Emirkanı 12.09.2011

12 Eylül 2011 Pazartesi Saat 10:13

Medyada yer alan ses kayıtlarının yarattığı travma, UBP içerisinde de bir kavga başlattı.
Bakalım kimin fendi kimi yenecek?
Olayı ilk günden beri takip ediyorum.
Bu konuyu ilk günden beri ciddiyetle takip eden tek gazete olan Havadis’in sorumlu bir elemanı olarak, sanırım perde gerisini de bildiğim için yorum yapmam olası.
Son günlerde olay öyle bir hale geldi ki tüm suç, İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun “operasyonuna” döndü.
Çavuşoğlu ile bu süreçte hiç görüşmedim.
Çavuşoğlu’nun Eğitim Bakanlığı’ndaki görev süresinden ses kaydını bildiği söyleniyor. Bu ses kaydı ile de Çavuşoğlu sınav komisyonuna baskı yapmış ve istediğini istediği makama getirmiş…
Çizilen tablo bu.
Bu süreçte Çavuşoğlu’nun kavga ettiği hissine kapılmadım.
Ama emin olduğum şey, Çavuşoğlu’nun “statüko” ile kavga etme çabası başına bu işleri getirdi.
Sevgili Mehmet Moreket önceki gün bir mektup yayımladı, bugün de bakanın cevabı sayfasında olacak.
Emirkanı da bir yerden düğmeye bastı ve “imzasız” ihbarlarla kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyor.
Be baylar… Ortada büyük bir sınav ayıbı var.
Herkesin vicdanını sızlatan, kazananların bile vicdanını sızlatan…
Hade çıksın ortaya bir kişi da, “Ma nedir be yaptığınız… Ben hakkımla kazandım bu sınavı, beni deşifre edersiniz” desin…
Yok…
Çünkü öyle bir tablo var ki hakkıyla kazanan bile zan altında.
Bu sınavın sorumlusu Kamu Hizmeti Komisyonu ve sınavın başındaki isim, Emir Emirkanı hesap verecek yerde, imzasız adressiz mektuplarla hedef şaşırtıyor.
Bu sınav ne olacak? Bu ayıp..? Biz Çavuşoğlu’nun komisyona baskı yaptığını mı tartışacağız?
Eşi kazandı.
Komşusu kazandı.
Arkadaşı kazandı…
Örgüt başkanlarının damatları, eşleri kazandı…
Emirkanı’nın sorumluluğunda yaratılan bu ayıbı temizlemek de yine UBP’nin görevi…
Ama nerede?
Emirkanı’ya hesap sorması gerekenler, Emirkanı’ya Çavuşoğlu’nu dövdürtüyorlar…
Hade bakalım… Benim bildiğim Çavuşoğlu bunun altında kalmaz…
Tahminim doğruysa… Statükoya savaş açan herkes gibi, Çavuşoğlu da şimdi hedef…

Eroğlu’na büyük ayıp
Önce kalecisiydi… Hekim oldu geldi, yıllarca Mağusa Türk Gücü Başkanlığı yaptı… Siyasi yaşamı boyunca Mağusa’dan kopmadı, Mağus Türk Gücü’nden hiç kopmadı.
Herkes de bilir ki vekil, bakan, Başbakan ve elbette Cumhurbaşkanı olduğu dönemde de hep MTG için “bir şeyler” yaptı…
Bugün, güçlü sponsorlar varsa MTG’de, onlar da “Cumhurbaşkanı’nın ricası” için oradalar…
Ama gelin görün ki MTG’nin tarihinin yattığı “Canbulat Stadı”na yapılacak bir yatırımda, Cumhurbaşkanı olarak da değil, bir MTG emekçisi olarak dışlandı…
Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen davette, “Başbakanımız İrsen Küçük’ün temelini atacağı Canbulat Stadyumu Sentetik Çim Projesi törenine davetlisiniz” dendi…
Ne olacakı yani?
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu davetli olarak gidecekti ve İrsen Küçük’ün temel atmasını mı izleyecekti?
Hem de kendi evinde… Can evinde…
Bu temel atma töreni biraz ayıp oldu…
Temeli “böyle attıranlar” Eroğlu’nu “can evinden vurduklarını” sandılar, orada yanıldılar…
“Saray” Başbakanlık kavgasına MTG temel atma töreni de alet edildi.
Bakalım Eroğlu’nun buna cevabı ne olacak.
Ama bilinen bir şey var ki “en büyük ayıp” Eroğlu’na edildi.
“Gel da senin yıllarca başkanlık yaptığın yerde, senden makamı daha düşük olan Başbakan temel atacak, sen da gel otur, izle…”
Gerçekten ayıp oldu…

Kaşif’e verilen süre doldu
Kıbrıs Gazetesi, sağlık politikalarını eleştirmeye devam ediyor…
Gerekçe belli, “Ergün Yahat Mağusa’daki görev yerine dönsün…”
Bu baskı, üç günde iki kez manşet atılarak Ahmet Kaşif’in eleştirilmesine neden oldu.
Gazete bunun için sağlık örgütlerini kullanmaktan çekinmiyor…
Ama hiçbirinin de aklına “Bizim adamımız ne yaptı?” sorusunu sormak gelmiyor…
Yahat’ın Mağusa’ya dönmesi için Kaşif’e verilen süre bugün doluyor…
Bakalım daha kaç gün manşetten “şidda” yiyecek Kaşif..?

Gözümüzün pası silindi
Girne 20 Temmuz Stadı’nda, KTSYD şampiyonluğun iki güçlü adayını buluşturdu. Küçük Kaymaklı ve Yenicami kupa için çarpıştılar…
Gördük ki ligde de bu iki ekip zirvenin en güçlü adayları.
Yerli futbolcu kalitesinin yanına, yabancı futbolcuların kalitesi de eklenince, “futbol” yanında “futbolcu” izlemek için tribünlere gideceğimiz günler geldi demektir.
Resmen gözümüzün pası silindi…
Haftaya da Süper Kupa için İskele’de olacağız…
Bir aksilik olmazsa, mutlaka Çetinkaya-Küçük Kaymaklı mücadelesini izleyeceğiz…


Keklikler?
Havadis Gazetesi’nin dünkü manşeti birilerine biraz acı vermiş olabilir…
“Kendini hedef alındı” sanabilir…
Ama biliyoruz ki dün binlerce avcının yüreği sızladı.
KKTC Avcılık Federasyonu makamını “siyasilere yakın olmak” için kullananlar, “öteki” işleri unutunca, ortaya da bu tablo çıktı…
Yazıktır, günahtır…
4 bin tane keklik, daha yaşam bulmadan telef oldu.
Dikmen’deki tesisin bitirilmesi için kimler ne emekler verdi, 20 yılı geride bırakmaya hazırlandığım gazetecilik yaşamımda çok kez şahit oldum.
Bugün köylerdeki “avcılık “kulüpleri bile doğaya keklik bırakabiliyorken, federasyona bağlı bir tesiste bunların yaşlanıyor olması, acı vericidir.
Yapamıyorsanız…
Bulunduğunuz makamı sadece “siyasi ziyaret etmek” için kullanıyorsunuz, bu tür sonlar da kaçınılmazdır.
Ama biri bedel ödeyecek mi?
Hükümet o tesisin bakımı için federasyona aktardığı paranın hesabını soracak mı?
Göreceğiz.
Biz takip edeceğiz…

Bu yazı toplam 11286 defa okunmuştur
YORUMLAR
deniz
gerçekler artık ortaya çıksın
Bence madem böyle iddialar var bir an önce savcılık ve polis tarafından Çavuşoğlu ve Emirkanının geriye dönük olarak telefon konusmaları ortaya çıkartılmalı ...Artık bu toplum devletten şeffaflık bekliyor.....Bizim oylarımızla o koltuklara oturan insanların bizim çocuklarımızın emeklerini çalmaya hakkı yoktur....Hersey acıklansın da artık bu toplumda ak koyun kara koyun belli olsun....
12 Eylül 2011 Pazartesi Saat 23:38

KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans