Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Saygı duruşu 07.09.2011

07 Eylül 2011 Çarşamba Saat 12:27

Güney’de cephanelik patladı ve 13 kişi hayatını kaybetti...
O gün bu gündür; Kıbrıslı Rumların öfkesi dinmiyor...
Özellikle yakınlarını kaybedenler geceli gündüzlü yas tutuyor...
İşin bir de ekonomik boyutu vardır...
Patlama sonrasında sadece elektrik santralinin kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklanan zararın bir milyar Euro’dan fazla olduğu belirtiliyor...
Elektrik santrali kullanılamaz hale gelince başlayan kesintiler, tüm sektörleri olumsuz yönde etkiledi...
Diğer santrallerin üretim kapasitesi yetersiz olduğu için, Kıbrıslı Rumlar derin bir ‘ahhhhh’ çekerek, kuzeyden elektrik almak zorunda kaldı...
Denizden arıtma sistemleri eskisi gibi çalışamaz olduğu için, elektriğin yanı sıra su kesintileri başladı...
Zigi, eski adıyla Tatlısu; sebze üretimi, hayvancılık ve balıkçılıkla ünlü bir yerdir...
Yaşanan felaket sonrasında, Zigi ile birlikte çok sayıda köyün üretimi neredeyse sıfırlandı...
Balık lokanlarının çekiciliği kalmadı...
Böylesi bir durumda ne yapılmalıydı?..
Kuzeyde olsa bol nutuk atılırdı...
“Merak etmeyin yaralarınızı en kısa sürede sararız” denirdi...
Ama güneyde farklı bir demokrasi anlayışı var...
Bunu kabul etmek ve saygı duymak, hatta örnek almak zorundayız...
Önce ordu komutanı Yunanlı Korgeneral ve Savunma Bakanı istifa etti...
Ardından Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu veda etti...
“Cephanelik patlamasıyla, Dışişleri Bakanı’nın ne ilgisi var” diyebilirsiniz...
Ama bu olayda vardır...
Çünkü patlayan askeri malzemeler, Suriye’den yola çıkan ve İran’a gitmekte olan bir gemiden çıktı...
Gemi, Kıbrıs kara sularında seyrederken, ABD’nin ihbarı üzerine durduruldu ve cephaneliğe el konuldu...
Suriye ile İran yönetimi bu duruma fena bozulunca, Rum Yönetimi ‘ikili oyuna’ girişti...
Hem ABD’yi, hem de iki arap ülkesini idare etmek istedi...
Suriye’ye “merak etmeyin askeri malzemeleri Amerika’ya vermeyeceğiz” dendi ve Esad’ın öfkesi yumuşatıldı...
Bir süre sonra da, barakalarda muhafaza edilen cephanelikten sızıntılar başladı ve ardından büyük felaket yaşandı...
Markos Kiprianu; çok iyi eğitim almış, dünya siyasetini iyi bilen ve Avrupa’da çok sayıda siyasetçi ile dost olan bir bakandı...
Cumhurbaşkanlığı yapmış Spiros Kiprianu’nun oğlu olmanın yanı sıra, Harvard Üniversitesi’nde tahsil görmüş, Oxford’da ihtisas yapmış, Dünya Bankası’nda çalışmış, Kıbrıs Bankası’nın Başkanlığını yürütmüş, Avrupa Birliği’nde Sağlık Komiseri olmuş bir kişidir...
Böylesi bir değeri kaybetmek kolay olmasa gerek...
Buna karşın; cephanelik patlamasının yarattığı sorumlulukla görevinden istifa etmek zorunda kaldı...
Ardından ifade vermeye çağrıldı...
Cephanelik patlamasını araştırmakla yükümlü komitenin karşısına geçerek bildiklerini bir bir anlattı...
Komite tatmin olmayınca, birkaç kez daha sorgulandı...
Ve sonunda sıra Hristofyas’a geldi...
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana ilk kez bir Cumhurbaşkanı, araştırma komitesinin huzuruna çağrılarak ifade verdi...
Tekrar ediyorum; alkışlanacak bir demokrasi örneği sergilendi...
Bütün bunlar, elbette yok olan canları geri getirmeyecek...
Fakat; bundan sonrası için acı bir ders olacak...
Hangi makamda olursa olsun; suçlu olan, ya da ihmalde bulunan herkesin sorguya çekilebileceği ve yargılanıp, cezalandırılabileceği akıllardan çıkmayacak...
Bir de kendi geçmişimize bakalım...
Bu ülkenin ormanları yandı...
Sabotaj olduğu kuşku kaldırmayacak bir şekilde Beşparmaklar’daki asırlık ağaçlar yok edildi...
Nefes borumuz kesildi...
Fakat hiç kimse sorgulanmadı...
Dönemin Cumhurbaşkanı, KKTC hükümetinin bakanlarını ‘yangın sırasında’ kebap çevirmekle suçladı...
Sadece o kadar...
Başka neler oldu?..
Sel felaketinde büyük ihmal yüzünden hastanede insanlar öldü...
Yüzlerce insan bir anda tüm servetini kaybetti...
Ülkenin milli hava yolu batırıldı...
Ama hiç kimse istifa etmedi...
Hiç kimse sorgulanmadı...
Hiç kimse cezalandırılmadı...
Ada’nın iki tarafındaki farkı anlayabilmek için daha fazla örnek sunmaya gerek yoktur...
Her açıdan olduğu gibi siyaset ve demokrasi açısından çok gerilerdeyiz...
Bunu dürüstçe ifade ederek, başımızı yere eğmeliyiz...

Bu yazı toplam 1773 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans