Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Sesimiz kısılmasın 25.07.2011

25 Temmuz 2011 Pazartesi Saat 12:04

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dan önce, Kuzey Kıbrıs’ı bir grup Çinli işadamı ziyaret etti...
Turizm, ticaret, tarım, hatta sanayi dalında ‘yatırım yapmak’ istediğini açıklayan Çinli işadamları, Başbakan İrsen Küçük’le de görüştü...
Küçük; Çinlilere “en önemli sorununuz ne?” diye sordu...
Onlar da öncelikle KKTC’deki bürokrasiden yakındı...
Daha sonra ‘vizeden’ şikayet etti...
KIBRIS’ı ziyaretlerinde Çinlilere “KKTC’ye girişte sizden vize mi istediler?” diye sordum...
“Hayır” dediler...
Öyleyse sorun ne?..
Sorun; transit geçişlerde dahi Türkiye’nin vize istemesi...
Peki ama; bu sorunu aşmada KKTC size yardımcı olamaz...
Çinlilere eşlik eden eski bir politikacı “Başbakan bize bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi” dedi...
Hangi Başbakan?..
İrsen Bey...
“Türkiye Başbakanı’nın Kıbrıs’a geleceğini ve bu konuyu kendisiyle konuşup, yardımcı olabileceğini söyledi...”
Hep birlikte ‘inşallah’ dedik...
Bunun arkasından giden söz ne olabilir?..
Maaşşallah...
Hem de 41 kere maaşşallah...
Bırakın; Çinlilerin, Türkiye ile vize sorununu...
Bizim ufacık sorunlarımızı çözün, yeter...
Rum tarafı son zamanlarda, Kuzey Kıbrıs’taki televizyonların ‘karasal yayınlarına’ parazit uyguluyor...
Özellikle de KIBRIS TV’nin yayınlarına...
Bu sorunu 28 Haziran tarihinde yazılı olarak BRT müdürlüğüne bildirdik...
Hükümetin soruna acilen çözüm üretmesi gerektiğini vurguladık...
Çözümü var mı bunun?..
Elbette var...
Ya kuzeydeki TV’lerin frekansları kuvvetlendirilir...
Ya da ayrı frekans açılır...
Aradan bir ay geçti sonuç yok...
Tüm yerel TV’ler BRT üzerinden yayın yaptıkları için bu tür sorunları ancak hükümetler çözebilir...
Fakat; daha da önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum...
Kuzey Kıbrıs’ta yayın yapan ve ayda 15 bin 500 dolar ‘uydu parası’ ödeyen 8 yerel televizyonumuz var...
Türksat her ay muntazam bir şekilde KKTC’den 124 bin dolar topluyor...
Buna karşın; yağmur yağdığında, rüzgar estiğinde yerel televizyonların uydu yayınları aksamaya başlıyor...
Aynı anda Türkiye’deki televizyonlara bakıyorsunuz, onlarda hiçbir sorun yaşanmıyor...
Bu konu çok kez BRT aracılığıyla Türksat’a bildirildi, ama sonuç değişmedi...
Yayıncılıkla ilgili üçüncü soruna geçiyorum...
Bundan iki yıl kadar önce görkemli bir tören düzenlenerek, KKTC’nin artık ‘Rum parazitlerinden kurtulduğu’ açıklanmıştı...
Türkiye, büyük yatırımlar yaparak, burada ‘digital’ yayınları başlatmıştı...
Hem de Rumlardan önce...
Gerçekten büyük paralar harcandı, büyük şovlar yapıldı...
Sonuç?..
Tamamen fiyasko...
Dijital yayın için vatandaşların yaklaşık 100 dolar karşılığında küçük bir cihaz satın alması gerekirdi...
Bazı ithalatçılar, bu kadar yatırımdan sonra gümrük ve fonların bir süreliğine kaldırılmasını ve her eve yetecek kadar çok düşük maliyetle ithalat yapılmasını önerdi...
Hiç kimse bu öneriye kulak asmadı...
Ve digital yayıncılık yatırımı amacına ulaşmadı...
Aldığımız bilgilere göre, son zamanlarda zaten bu tür yayınlarda ciddi sıkıntılar yaşanıyor...
Gördüğünüz gibi, bugünkü yazımda sadece yayıncılıkla ilgili üç ayrı sorundan bahsettim...
KKTC Başbakanı, yemek konuşmasını kısa kesip, Başbakan Erdoğan’a bu sorunları bir dakikada anlatıp, yardım isteseydi, bugün bir adım önde olmaz mıydık?..
Önce Türksat’la ve Rum parazitleriyle yaşanan sorunları çözelim...
Çin seddini nasıl aşacağımızı, yüz yıl sonra iktidara gelenler düşünsün...

Bu yazı toplam 1801 defa okunmuştur
YORUMLAR
Oznur Ermetal Modro
Cin seddini elbet bir gun asariz
Super guncel bir kose yazisi olmus, ellerinize ve yureginize saglik.
30 Temmuz 2011 Cumartesi Saat 12:33

KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans