Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Ruh ve heyecan16.07.2011

16 Temmuz 2011 Cumartesi Saat 07:52

Büyük bir sanayi kuruluşunuz var...
İki tane elektrik teknisyeni istiyorsunuz...
Münhal açtınız ve başvurulara göre mülakat yapıyorsunuz...
Adam karşınıza oturmuş, deneyimlerini anlatıyor:
-Motor bilgim var...
-Su tesisatında çok iyiyim...
-İhtiyaç olduğunda kaynak da yaparım...
Peki elektrik işleri?..
Bu kadar çok işi bilen adam onu da yapar...
Ara sıra elektrik işleri yaptığım olmuştur...
Duvardaki elektrik fişini çok değiştirdim...
Sizin istediklerinizi de kısa sürede öğrenirim...
Yani kablo döşeme, proje hazırlama gibi deneyimleriniz yok...
Yok ama öğrenirim, ağzı dili yok bu işin...
Mülakat bitti ve karar aşamasına geldiniz...
Ne yaparsınız?..
İş bilen, çalışkan ve deneyimli adam ararken, her şeyi bildiğini iddia eden, gerçekte bilmeyen birini işe alır mısınız?..
Elbette almazsınız...
Ne var ki; siyasette ve örgüt yönetmede böyle bir kural yoktur...
Hele milletvekili ve bakan seçiminde hiç yoktur...
Koltuğa merak salmış adama sorduğunuzda eğitimi de bilir, turizmi de...
Tarımı da idare eder, maliyeyi de...
Atayanın da, atananın da hiçbir sorumluluğu yoktur...
Neticede ortaya çıkan olumsuzlukları kapatan ve zararları karşılayan birileri çıkar...
Çıkmazsa da dünyanın sonu gelmez...
Halk biraz daha sıkıntıya girer, ülke daha da geriler...
Hepsi o kadar...
Şimdi Kıbrıslı Türkler açısından ‘ticareti’ geliştirmek ve para kazanmak için müthiş bir fırsat var...
Güney’de çok uzun bir süre elektrik kesintileri yaşanacak...
Aşırı sıcaklarda ve soğuklarda elektriksiz yaşamaya alışkın değillerdir...
Kıbrıslı Türklerin yıllardan beri çekmekte olduğu çilenin aynısını en az bir yıl süreyle onlar da çekecek...
Bu süre zarfında dondurmacılar, donmuş gıda satıcıları, sebze ve meyve üreticileri, lokantacılar, küçük esnaf, küçük oteller çok büyük sıkıntılar yaşayacak...
Zigi’deki cephanelikten, uranyum sızıntısı olduğuna ilişkin iddialar doğru çıkarsa, çok geniş bir alanda tarım ve hayvancılık tamamen yok olacak...
Kıbrıslı Türkler; yıllardır ‘daha sağlıklı’ olduğu düşüncesiyle güneyden sebze ve meyve satın alıyor...
Önümüzdeki günlerde bu çarkın ters dönmesi ve Kıbrıslı Rumların kuzeyden alışveriş yapmaları şaşırtıcı olmayacak...
Karşılıklı alışverişlerin artması, Kıbrıs sorununun çözümü ve ilişkilerin gelişmesi açısından çok önemlidir...
Önemli olan bir başka nokta daha var...
Kıbrıslı Rumları, Türk çarşısına çekebilecek önlemleri almak...
Hükümet, ticaret ve sanayi odaları, esnaf örgütleri, ithalatçılar ve üreticiler süratle biraraya gelmeli...
Örgütlü bir şekilde hazırlık yapılmalı, iyi niyetli projeler üretilmeli...
Sağlıklı ve sertifikalı sebze, meyve üretimi...
İndirimli satış kampanyaları...
Lokantalarda, çarşıda, her yerde ‘kazıksız’ fiyat listelerinin bulundurulması...
Belediyelerin fiyat ve kalite kontrolü yapması...
Çevrenin temizlenmesi ve öncelikle kuzeyde yaşayan insanlara bir moral ortamı yaratılması...
Zigi’deki patlamadan bir gün sonra, bu saydıklarımın planlaması ve uygulaması başlatılmalıydı...
Ama olmadı...
Bazıları, hayal gördüğümüzü ve Arasta’ya bir tuvalet dahi yaptıramayanların, bu tür organizasyonları akıllarının ucundan bile geçiremeyeceklerini söyleyebilirler...
Ne var ki; hiç olmazsa bu saatten sonra yeni bir ruhla, yeni bir heyecan yaratmak durumundayız...
Fırsatlar her zaman ele geçmez...
Hele böylesi bir fırsat...
Hem ticaret, hem de barış yolunda ilerleme...
Ortada büyük bir fırsat var...

Bu yazı toplam 1632 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans