Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Değerini bilmek 06.07.2011

06 Temmuz 2011 Çarşamba Saat 11:58

Kıbrıs’ın her iki kesiminde ilginç bir kamuoyu araştırması yapıldı...
Anketörler, bin Kıbrıslı Türk ve bin Kıbrıslı Rum ile yüz yüze görüşme yaptı...
‘Kıbrıs 2015 İnisiyatifi'nin organize ettiği bu araştırmanın sonuçları önemli mesajlar veriyor...
Bunlardan bir tanesi, her iki toplumun da ‘geçmişte yaşanan acılar için’ karşılıklı özür dilemeleriyle ilgilidir...
Bir diğeri ise Kıbrıs sorununun çözümü için düzenlenecek uluslararası konferansın ‘katılımcıları’ konusunda görüş birliğinin olmasıdır...
Her iki taraf da Türkiye, Yunanistan, iki toplum temsilcisi, BM ve AB’nin katılacağı bir konferansa destek veriyor...
Aradan geçen bunca zaman sonra ‘aklın yolu’ bir olunca, çözüm konusundaki umutların artması doğaldır...
Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs üzerinde ‘çıkar çatışmasını’ yürüten garantör ülkelerdir...
Birleşmiş Milletler, 1964’ten beri adada asker bulunduran ve müzakerelere öncülük eden bir örgüttür...
AB ise, Kıbrıs’ın tüm toprağını garanti etmiş durumdadır...
Öyleyse; Kıbrıs sorununun çözümlenebilmesi için, ilgili tüm tarafların uluslararası bir konferansta buluşmaları ve son noktayı koymaları doğru olandır...
Her iki toplumun arzusu da bu doğrultudadır...
Gelelim; Kıbrıslı Rumlarla, Kıbrıslı Türkler arasındaki bazı ciddi farklılıklara...
Kamuoyu araştırmasının sonuçları, bazı kesimlerin “Kıbrıslı Türkler, Türkiye’yi istemiyor” söylemlerini kesinlikle yalanlıyor...
Garantörlük konusunda Kıbrıslı Rumların yüzde 79’u AB’ye, yüzde 73’ü BM’ye güven duyarken, yüzde 53’ü  Yunanistan’ın garantörlüğüne “Hayır” diyor...
Kıbrıslı Türklerin yüzde 85’i ise, Türkiye’nin garantörlüğünü savunuyor...
Arada ciddi farklılıklar var...
Ve Türkiye kökenli göçmenler konusu...
Rumların yüzde 79’u, Türkiye’den gelen göçmenlerin bir anlaşma sonrasında geri dönmesini isterken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 79’u adada kalmalarını savunuyor...
Kıbrıslı Türklerin bu kararlılığı, 1974 sonrasında adaya gelen ve buraya uyum sağlayan Türk vatandaşları için büyük bir destektir...
Bir de ‘Anavatanlar’ söylemi vardır...
Kıbrıslı Rumların yüzde 54’ü Yunanistan’ı ‘Anavatan olarak’ kabul ediyor...
Kıbrıslı Türklerde, Türkiye’yi ‘Anavatan olarak’ kabul edenlerin oranı yüzde 83...
Peki, adada yaşayan iki toplum ‘kimlik’ konusunda ne düşünüyor?..
Kıbrıslı Türklerin yüzde 53’ü “Türk ama aynı derecede Kıbrıslıyım” diyor...
Rumlarda ise “Yunan ama aynı derecede Kıbrıslı” olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 45...
Sadece Kıbrıslı olduğunu söyleyenlerin sayısı çok az...
Rumlarda yüzde 20...
Türklerde yüzde 5...
Gerçek durum budur...
“Ben Kıbrıslıyım” söylemi, ezici bir çoğunluk tarafından desteklenmiyor...
“Ben Türküm, ancak Kıbrıslıyım” diyenler çoğunluktadır...
“Ben Yunanım, ancak Kıbrıslıyım” diyenler de nüfusun yarısına yakındır...
Daha önce çok kez vurguladığım gibi, Kıbrıs sorunu sonsuza dek çözümsüz kalamaz...
Küçük bir adanın bölünmüşlüğüne, insanların mağduriyetine uzun yıllar izin verilemez...
Önemli olan, geçmişte yaşanan acıları unutmadan, bu kez sağlam bir ortaklık kurmaktır...
Geçmişte yaşanan acılar için özür dilenmesini bekliyoruz...
Fakat; ondan daha fazla Kıbrıslı Türklerin güvenlik kaygılarının anlayışla karşılanmasını istiyoruz...
İki topluma ‘yeniden yakınlaşma’ için şans verilmeli, yardımcı olunmalıdır...
Ortak etkinlikler artırılmalı, ortak projeler geliştirilmelidir...
Taraflardan birini küçümseme anlayışının terk edilmesi için ‘ortak projelerin’ güçlendirilmesi ve başarıya ulaşılması çok önemlidir...
Cenevre sonrasında her iki toplumu da yeni bir süreç bekliyor...
Bu yeni süreçte doğru yönde adım atılmalı, doğru kararlar verilmelidir...

Bu yazı toplam 11115 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans