İsmet Kotak (Kalbimizdesin)

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsmet Kotak (Kalbimizdesin)

Kıbrıs için kazan kaynıyor 05.07.2011

05 Temmuz 2011 Salı Saat 07:07

Herkes gözünü 7 Temmuz Cenevre görüşmelerine çevirdi.

Yazarlar birer dedektif kesildi.

İddianın bini bir para.

Nerede ise 7 Temmuz’da Kıbrıs Türk Halkı ipe çekilecek!

Niçin?

Rum ve Yunan lobisi ve AB  öyle istedi diye…

Haftaya başlarken KKTC-Ankara resmi teması başladı.Aynı gün Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun özel temsilcisi Kudret Özersay’ın son açıklamaları gündeme bomba gibi düştü.

Çünkü KKTC masaya yeni bir plân sunuyor.

Bu üçüncü plân oluyor.

Hatta “Sonuç beklendiğini” de koşul olarak açıkladı Özersay.

Birçok konuda anlaşma olduğu da aynı açıklamada vardır.

Temel açıklamada “Kıbrıs Türk tarafı zirveye hazır” dendi.

Hazır olmak ne anlama geliyor?

Onu yakında anlarız.

Çünkü Rum tarafından esen rüzgârda değişiklik sezilmiyor.

Etrafta konuşan,tarafları iten,ya da akıllarınca sırıtarak sonuç alınmasını özendirdiklerinin etraftan fark edilmesini bekleyenler vardır.

Bu arada İngiltere’ye bakınız.

Elini yıkadı,eleğini astı.

Sanki bunca yıl olayların başyaratıcısı o değilmiş gibi.

1963’de Arthur Clark’ın yaptıkları unutuldu mu?

AB Parlâmentosu Liberal Grup Milletvekili Andrew Duff ansızın hayatımıza girdi.

Tehdit etti:”Sorun çözülmezse Türkiye AB’ye giremez”…

Hatta tehditini Rumun istediği çözümü reddetmemiz halinde  ambargoların süreceği ile renklendirdi.

İngiltere Büyükelçisi İngiliz Yüksek Komiseri Matthew Kidd, 7 Temmuz Perşembe günü Cenevre’de yapılacak olan üçlü görüşmenin, Kıbrıs sorununun çözümü için yürütülen müzakerelere momentumu yeniden getirmesi temennisinde bulundu.

Kidd, İngiltere’nin garantör güç olarak, çözüm için gösterilen çabalara ilgi gösterdiğini ve katkıda bulunmaya hazır olduğunu, bununla birlikte herhangi bir noktada, sürece müdahil olmaya çağırılmayı beklediklerini söyledi.

Kidd, Cenevre görüşmesinin, seçim öncesi dönemde kaybedilen momentumun yeniden kazanılması açısından gerçek bir fırsat olduğuna işaret etti.

İngiltere’nin Avrupa Meselelerinden Sorumlu Bakanı David Lidington’un Kıbrıs’a gerçekleştirdiği son ziyarette, zamanın daraldığı ve herhangi bir ilerleme kaydedilmezse, BM’nin müzakerelere olan ilgisini kaybedeceği yönündeki açıklamasının Rum tarafına, reddetmekte olduğu takvimlerle ilgili açık bir mesaj olarak algılanıp algılanmaması gerektiği ile ilgili bir soru üzerine ise Kidd, “Hiçbir durumda ne İngiltere tarafından ne de üçüncü bir ülke tarafından takvim dayatılmasını uygun görmüyoruz” yanıtını verdi.

İşte İngiltere bu.Tavşana kaç,tazıya tut!

Öte yandan Rumlar ne kadar saklasalar da AB yetkilisi  Barosso  Hristofyas’la gizlice görüştü.

Hristofyas’ın 24 Haziran’da AB Zirve Toplantısı’na katıldığını ve toplantının ardından basın açıklaması düzenleyerek bilgi verdiğini, ancak aynı gün, karşı binada Barosso’yla yapacağı görüşme açıklanmadı.

İddiaya göre  Hristofyas’ın Barosso’dan “müzakere masasına daha mantıklı öneriler sunmasını istediği, Barosso’nun da bu isteği Türkiye’ye ileteceği sözünü verdiği” açıklamasının yapıldığını, ancak gerçeğin böyle olmadığı , görüşmenin ana konusunun Hristofyas’ın bu talebi değil, Barosso’nun; Güney Kıbrıs’ın 2012 yılının ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralmadan önce, hemen uzlaşı noktalarına varılması ve Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği şeklindeki uyarısı olduğu öğrenildi.

***

Etrafta gezinen haberler bunlar.

Ankara ziyareti tamamlanınca Türkiye tarafının hareket tarzını da öğreneceğiz.

Çünkü Cenevre’de sunulacak plân elbette ortak hazırlanmıştır.

Bunun yan konuları Türkiye’nin AB üyeliği önündeki engelleri kaldırma,Türkiye limanlarını açma,Maraş konusunda tavır belirleme ve de eğer birilerinin dikkatini çekerse, KKTC’ye uygulanan ambargolar önem taşıyacaktır.

Bana göre aslolan 1963’den beri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürülmüş olması ve Rumun tek egemen kabul edilmesidir.

Rum bu rahatlığı terk etmek istememektedir.

Türk Halkını da sadece “Cemaat” olarak kabullenmekte ısrarlıdır.

Bunun için Türkiye’yi masaya çekmek istemektedir.

Cenevre’de ne olacaktır?

Üçlü olan görüşmenin beşliye dönüştürülmeyeceği anlaşılıyor.

BM’nin yeni hesap içinde olup olmadığı esas merak konusudur.

KKTC kanadının masaya koyacağı yeni plân ileride elimizi yakacaktır.

Çünkü Hristo plân sunmayacaktır.

Biz ise sık sık elimizin içini göstermekteyiz.

Ve de hata yapılmaktadır.

 

 

Bu yazı toplam 19885 defa okunmuştur
YORUMLAR
lefkoşe
TEK ÇARE TAM BAĞIMSIZ OLARAK KALMAK.RUM LARIN YAPTIGININ BENZERİ FÜZE BATARYASI YERLEŞTİRMEKTİR.RUMLARLA TİCARİ HARİCİ HİÇ BİR İTTİFAK İÇİNE GİRİLMEMELİ.YOKSA NE BİZİM IRKIMIZ NE DİNİMİZ NE KÜLTÜRÜMÜZ BİR BİRİNE UYMUYOR
13 Ekim 2015 Salı Saat 17:41
masalsohbet
mrb
güzel haber teşekkürler.
11 Temmuz 2011 Pazartesi Saat 06:30

KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans