Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

Genç düşünceye güveniyorum... 05.07.2011

05 Temmuz 2011 Salı Saat 07:04

“Haşim Kiracıoğlu: Biz gençler bu düzenin yaratıcıları değiliz ama yaratılmış sistemin maalesef birer parçası olarak doğuyor ve çarpıklığa entegre olmak zorunda kalıyoruz. Geçmiş dönemlerde seçim gailesi, oy avcılığı ve partizanlıkla yapılan veya iş bilmezlik sonucunda hayata geçen uygulamalar şu an derin yaralar açmakta ve Kıbrıs Türk gençliğinin bu adada tutunmasını zorlaştırmaktadır.”

 

Pazar günkü yazımda, ekonomik koşulların kötülşemesi ve bundan gençlerimizin olumsuz etkilenmesini konu etmiştim.

Bir baba şöyle anlatmıştı: “ İki çocuğum var. İkisi de İngiltere’de okudu, mezun olup geldiler. İş için etrafa baktılar. Kendilerine önerilen bin TL. Oturun oturduğunuz yerde şimdilik var, o parayı ben size vereyim, dedim. Çünkü işe gidip gelecek olsalar araba gerek. Arabanın masrafları falan aldıklarından fazlasını harcayacaklar.”

... Ve okuma şansı bulmayanlar için pazar günkü yazımdan bir küçük alıntı daha:

Geçenlerde Amerika’da master de yapmış genç bir mimarla konuştum.

Gazetede bir münhal görmüş.

Kendisi Lefkoşa yakınlarında bir köyde yaşıyor, münhal Mağusa’da.

Yine de görüşmek için gitmiş.

Ona da teklif edilen bin TL.

İşveren küçük bir de uyarı da bulunmuş: ‘Arabanla geleceksin. Çünkü satılıp konutları görmek isteyen müşterileri götürüp getirmen gerekebilir.’

Bunu söylemiş ama ekstra yakıt katkısından hiç bahsetmemiş.”

***

Çok sayıda görüş yansıması aldım yazımın ardından.

İnternet ortamında görüş aktaranlar kadar telefonla bana ulaşanlar da oldu.

Nafiya Güden, şunları yazdı: Benim önerim, bin TL de olsa babalar ve anneler çocuklarını iş hayatına atılmalarına teşvik etmelidir. Meydanı boş bırakırsak tabii ki başkaları gelecek. Zor günler yaşıyoruz işveren de çalışan da sıkıda, fakat hiç işlememektense illa da çalışmak. Çalışan demir paslanmaz.

İngiltere’den ben yeni mezun olduğumda da iş yoktu, gönüllü çalışıp, kendimi geliştirdim. CV’me ekledim. Sonra bana teklifler geldi.

Gençler size ihtiyaç var.  Şimdi gidip bunu özel sektöre ispatlayınız, çünkü almış olduğunuz eğitiminize ve bilgiye bu memlekette ihityaç var. Özellikle bakanlarımızın!!!”

***

Aysın Hüseyin Yazgın da bakınız neler paylaştı: “Bizim de İngiltere’de master yapmış elektrik elektronik mühendisi bir kızımız var. Birkaç mülakata girdi, kimisinde ‘Türkiye’den tecrübeli mühendis getirdik’ dediler kimisinde ise cevap bile vermediler. Şimdi Rum tarafındaki firmaları araştırıyor o da olmazsa İngiltere’ye gitsin. Nasılsa Türkiye’den gelecek çok insan var!!!”Çalışanlar için de aynı şey geçerli. Tüm dünyada makalede anlatılan sorunlar yaşanıyor. "Sıradan" iş yapan, normalin ötesinde bir artısı olmayan çalışanlar için artık özel sektör cehenneme dönüşmüş durumda. Yani senin iş alanında bir münhal açtığımda senin gibi 1000 kişi başvuruyorsa, senin o 1000 kişiden farklı bir özelliğin yoksa, asgari ücret ile çalışmaya mahkumsun.

Seth Godin'in "Linchpin" kitabında dediği gibi, artık ya işini "sanatçı" gibi büyük beceri ve aşkla yapacaksın, ya da asgari ücrete sıradan bir çalışan olarak kalacaksın.

***

Haşim Kiracıoğlu, genç kuşağın duyarlılığını ortaya koyan çok değer verdiğim isimlerinden biri.

Sevgili Haşim de yazdıklarımla ilgili görüşlerini aktardı.

Genç düşünceye değer vermekte ne kadar haklı olduğumu gösteren az kelimeyle çok sey anlatan bir metin Haşim Kiracıoğlu’ndan gelen.

Noktasına virgülüne dokunmadım.

İşte Haşim Kiracıoğlu’nun yazdıkları:

çalışmak - 'çalışan demir paslanmaz'. İngilterede ben yeni mezun olduğumda da iş yoktu, gönüllü çalıştım, kendimi geliştirtim, CV me ekledim, sonra bana teklifler geldi - gencler size ihtiyac var, şimdi gidip bunu özel sektöre ispatlayınız çünkü almış olduğunuz eğitiminiz ve bilginize bu memlekette ihtiyaç var, özellikle bakanlarmızın!“Selamlar Hasan abi,

Sen de çok iyi biliyorsun ki, bu hayatlar birçok evde yaşanılan gerçekler. Birçok genç dostumuz gerek yurt dışında gerekse yurt içinde üniversite sonrası aynı sıkıntıları yaşıyor.
Elbette ki bunun en temelde sorumlusu; bu çarpık düzeni kuran ve yaşatanlardır. 
En başta öğrenci arkadaşlara yönelik üniversite öncesinde ciddi bir şekilde yapılacak olan program çalışmaları ve yönlendirmeler gerekmektedir. (Özellikle hangi alanlarda yüksek öğrenim yapacaklarına dair.) 
Her ne kadar yapılan son Maaş Düzenleme Yasası (Göç Yasası) ile kamuya giriş maaşları düşürülse de özel sektör ile halen daha arasında uçurum olduğundan, özel sektör bahsedildiği gibi sıkıntıları yaşadığından, yaklaşımları tüm genç çalışanlara karşı (özellikle hayata yeni atılan dostlara karşı) bu şekilde olduğundan; ‘kamuda çalışmak/devlette iş bulmak’ cazibesini yitirmemiştir.
Aileleri parçalamamak, kök salınması gerektiği düşündüğümüz bu adadan göç ettirmemek veya gerek burada okuyan gerekse yurt dışında okuyup gelen genç dostları göç ettirmemek gibi bir gailesi olması lazım hükümet edenlerin. 
Sonuçta sadece çalışma izni ile bu adada olan ailelerin birleştirilmesi değil tüm Kıbrıs Türk toplumunun bireylerinin ve ailelerinin de gözetilmesi gerekmektedir.
Biz gençler bu düzenin yaratıcıları değiliz, ama yaratılmış sistemin maalesef birer parçası olarak doğuyor ve çarpıklığa entegre olmak zorunda kalıyoruz. Geçmiş dönemlerde seçim gailesi, oy avcılığı ve partizanlıkla yapılan veya iş bilmezlik sonucunda hayata geçen uygulamalar şu an derin yaralar açmakta ve Kıbrıs Türk gençliğinin bu adada tutunmasını zorlaştırmaktadır.”

Günün sözü:

 

Gençlerle ilgili ihmal, ülkenin geleceğini karartır

 

Bu yazı toplam 1987 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans