Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Kuzeyden umudu kesmek 23.06.2011

23 Haziran 2011 Perşembe Saat 08:35

Avrupa Birliği, Kuzey Kıbrıs’taki çevre sorunlarının ortadan kalkması, üretimde ve hizmetlerde kalitenin artması için 259 milyon Euro harcadı...
Bazı projeler tamamlanırken, bir kısmının önümüzdeki iki yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor...
Yapılan iyi işlerin başında, asbestli su borularının değiştirilmesi geliyor...
Avrupa Birliği para vermeseydi, Lefkoşa, Girne, Gazimağusa ve Güzelyurt gibi büyük kentlerde su kayıpları daha da artacak, kanserojen borulardan geçen suları kullanmaya devam edecektik...
Öyleyse bu yardımların önemi büyüktür...
Türkiye’den sağlanan yatırım katkılarının yanı sıra, AB’den sağlanan yardımların, özellikle çevre konusundaki sorunlarımızın kısmen çözümlenmesinde büyük önemi vardır...
Peki bu yardımlar yeterli mi?..
Kesinlikle değildir...
Üstelik AB’den beklentiler sadece mali yardımlar değildir...
KKTC yönetimlerinin sürekli ihmal ettiği konularda AB’nin uzman kadrolarının denetimlerine ve raporlarına ihtiyaç vardır...
Hava ve deniz kirliliği, yol güvenliği bunların başında gelir...
Kısa bir süre önce üye devletlerin sahillerinde yapılan incelemeye dikkat çekmek istiyorum...
Bu inceleme sonucunda Güney Kıbrıs’taki sahillerin yüzde yüz temiz olduğu ortaya çıktı...
Hırvatistan ikinci, Malta ise üçüncü sırada yer aldı...
Peki Kuzey Kıbrıs’ın sahilleri?..
Aynısı Kuzey Kıbrıs sahillerinde niçin yapılmıyor?..
Avrupa Birliği ve KKTC Yönetimi sözkonusu incelemeleri yapmadıkları için, bir örgüt başkanı cebinden para harcayarak Girne’deki deniz suyunu iki kez tahlil ettirdi...
İnsan sağlığı açısından oldukça tehlikeli sonuçlar ortaya çıktı...
Şimdi yanıt arayan soru şudur:
Kuzey Kıbrıs AB tarafından gözden mi çıkarıldı?..
Yani “259 milyon Euro’yu verdik, bundan sonrasında biz yokuz!” mu diyor Avrupa Birliği?..
Eğer öyle demiyorsa, Kuzey’deki sahillerin temizliği konusunda ne tür projeler hazırlanıyor?..
Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği taşıdıklarına göre, aynı zamanda AB vatandaşıdırlar...
Siyasi çözümsüzlük nedeniyle, bir kısım AB vatandaşının sağlığını ve geleceğini ihmal etmek doğru bir yaklaşım değildir...
Ada’da kalıcı bir çözüme ulaşılmasını gönülden arzuluyoruz...
Ne var ki; çözümün uzamasından kaynaklanan sorunların faturasını sadece Kıbrıslı Türklere ödetmek insan haklarına da aykırıdır...
AB yanlışları ve doğruları görmeli, Kuzey’deki çevre felaketini ortadan kaldıracak her türlü katkıyı sağlamalı ve denetim gücünü bir şekilde kullanmalıdır...
Kendi yönetimlerinden umudu kesen tüm insanların beklentileri bu yöndedir...
‘Yeşil Hattın ötesinde’ yaşayan Kıbrıslıların da AB vatandaşı oldukları unutulmamalıdır!..

Bu yazı toplam 1775 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans