Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

İnancı ve inanmayı kutsal topraklarda da sorguladım... 18.06.2011

18 Haziran 2011 Cumartesi Saat 11:35

İnancı ve inanmayı kutsal topraklarda da sorguladım... (1)

Cidde Havaalanın'da namaz kılan insanları seyrederken kendi duygularımı da test ediyorum.

Hala inanç ben de özlenen...

Ancak kendimi, inanç zemin eksikliğim nedeniyle asla suçlamadım o noktada  da. Sonuçta birileri öğretmesi gerekiyordu. Öğretmedi.

Yaşım ilerledi başka öğrendiklerim, yetersiz aktarımlarla din kültürünü özümseyerek sahiplenmemi zorlaştırdı.

MEKKE- Henüz çocuktum... Allah adını duydum önce... Sevgiyle değildi bu ilk duyuş.

“ Allah yakar!”

Yanlış yapılanın sonrasında ceza verici gibi gösterilmişti.

Eminim pek çok insan için de geçerlidir.

Rahmetli anacığım mevlit okurdu.

Rahmetli babamla ilgili anılarımda dinle ilgili neredeyse hiç bir şey yok.

K. Kaymaklı'da ilkokul ile cami yakındı.

Cuma günleri camiye götürüldüğümüzü anımsarım.

Köyün imamı Hasan Efendi'ydi.

Çocukken köyümüzden hacce gidip hacı olan kimseyi de anımsamam. Sonrasında da çevremde yoğun bir hacce gidip gelme olmadı.

Sanırım hala da yok.

***

Dini günleri özellikle tatil olarak yaşadık ancak anlamını derinliğine hiç bilmedik. Farkındasınız çoğul anlamada “yaşamadık” diye yazdım.

Din bizim hayatımızda derinlikli bir yer yaygın olarak tutmadı.

Dinsiz kabul etmedik kendimizi ama mensubu olduğumuz dini de bilmedik. Ya da öğretilmedi.

Bir süre önce Güney Kıbrıs'ta Politis Gazetesi sahibiyle bir sohbetimiz olmuştu. Rum toplumunda kilisenin varlığının Kıbrıs Türk Toplumunda karşılığının  olmadığını söylediğim zaman, bunu bizler için avantaj nitelemişti.

Çünkü din, günlük hayatın her alanına girerse özgürlüklükleri kıstılayıcı olabilirdi.

***

Bir süre önce HAVADİS'te Başaran Düzgün arkadaşımla konuşurken kısır döngüye dönüşen gündemden okurlar için neler yapabileceğimizi konuşmuştuk.

Tabii gündemden kopmak olası değil.

Bütün mesele farklı konularda yolculuk yapıp okurlarla birlikte soluk almak.

Uzunca bir listemiz var bu konuda.

Bir birinden farklı konulardan oluşuyor.

Kabe'yi ziyaret bir uzlaşıyla listenin ilk sırasında yer aldı.

Hassas bir karar olduğunun bilincindeydik. Farklı tepkileri daha karar verirken aldık. Okuyucu profilimizi çok iyi biliyoruz.

Ancak okuyucumuzun farklılığı istediğinden de kuşkumuz yoktu.

Hem gazeteciliğin temelinde bilgi vazgeçilmez değil mi?

Yerine gidip görüp yazmak okuyucuya, ciddi bir gazetecilik servisidir her zaman.

***

Kendi adıma söyleyim, bir müslüman için çok önemli olan kabe ziyareti öncesi neler yapacağımı bilemedim.

İnanca ve inanmaya her zaman saygı duydum.

Maddi dünyanın zorlukları nedeniyle insanlar manevi barınak arar. Din böylesi barınakların en önemlisidir.

.... Ve UMRE'ye yani Hac mevsimi dışında KABE'ye gidecektim.

Müslüman olmayan birisi için sıradan bir gazetecilik olabilir ama sonuçta anamdan babamdan gelen bir müslümanlığım var.

Uygulamalı müslüman olmasam da dinsiz veya bir başka dini tercihi de hiç düşünmedim.

İşte bu ruh haliyle Çarşamba sabahı yola çıktık.

Ercan'dan uçuş başladığı zaman fazla bir şey hissetmedim.

İstanbul'da Türk Hava Yolları'nın Cidde'ye gidecek uçağının kapısına yönelirken iki parçadan oluşan ve ihram denilen beyaz giysiler içinde olan insanları gördüğüm zaman nereye gitmekte olduğumu hissetmeye başladım.

İki bin üç yüz elli yedi kilometrelik yolculuk üç buçuk saat sürdü.

Hava açıktı.

Pencereden aşağısını rahat gözleyebiliyordum.

Türkiye sınırlarını geçip ortadoğu ülkeleri üzerinde uçarak güneye yönelirken bir müddet sonra doğadan yeşilin tümüyle eksildiğini görüyorsunuz.

Suudi Arabistan'ın üzerine gelindiği zaman çöl resmen fark ediliyor.

Cidde'ye inişe hazırlanırken uçağın içinde ihramlıların sayısının çoğaldığını gördük. “ Niye acele ettiler?” diye de sorduk bir birimize Başaran Düzgün arkadaşımla.

Yusuf Suiçmez hem bilgili hem deneyimli... O daha sakin gözledi her şeyi.

***

Cidde'ye indik...

Kocaman bir havaalanı.

Normal ziyaret ve umre için gelenler farklı terminallere alınıyor.

Biz de umrecilerin tarafında bagajlarımızı bekledik.

Bekleyişimiz sürerken kadın erken herkesin namaz kılmasını seyrettik.

Kayseri'den gelen bir grup. Genç kız annesine “Kıble ne tarafta?” diye soruyor. Annesinin yanıtı pratik. “Ötekilere bak”.

Ancak kız tatmin olmuyor. “Baksana anne az farkla da olsa” değişik yöne bakanlar var” diyor.

Belli ki inancı tam olanlar geçiştirmeden dini görevini yerine getirmek istiyor.

***

Cidde Havaalanın'da namaz kılan insanları seyrederken kendi duygularımı da test ediyorum.

Hala inanç ben de özlenen...

Ancak kendimi, inanç zemin eksikliğim nedeniyle asla suçlamadım o noktada  da. Sonuçta birileri öğretmesi gerekiyordu. Öğretmedi.

Yaşım ilerledi başka öğrendiklerim, yetersiz aktarımlarla din kültürünü özümseyerek sahiplenmemi zorlaştırdı.

Ancak bu seyahatin gazetecilik dışında bende yaratacağı etkileri de merak ettim daha hava alanındayken.

***

changeTarget("#author_article_content");

Bu yazı toplam 11548 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans