Hüseyin Ekmekçi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Ekmekçi

Yapboz tahtasıdır bir şey? 26.05.2011

26 Mayıs 2011 Perşembe Saat 10:33

Bu kadar mı öngörüsüz olunur siyasette…

Bu kadar mı siyasetçi kendini tartışmaların içine atar…

Daha yeni değişmişti, tek mesaiye geçilmişti çalışma yaşamında, kamunun…

Ne oldu da hemen eskiye dönüş yapıldı…

O kadar tartışma…

O kadar TV programı, gazete haberi…

Giden enerji…

Hooooopppp… Yeniden eskiye döndük…

Yenilik diye topluma “eski sistemi” sunduk…

Hani bir laf var ya,

“Biz bu kadar haltı niye yedik?”

Sahi, niye yedik?

 

 

 

Aslolan verimlilik…

Verimliliği tartışmadığımız sürece, kamu çalışanının hangi saatler arasında dairede bulunduğunun ne önemi var?

Maalesef, verimlik tartışmamız gerekirken, biz halen daha iki ayda bir saatlerle uğraşıyoruz…

Çıksa bir siyasi…

Sendikaları da bu tartışmalara zorlasa…

Testiyi dolu götürenle boş getiren birbirinden ayrılsa…

Ödül olsa…

Ceza olsa kamuda…

Ama bizim gündemimiz hep “sorunun arkasından dolanma…”

Ortada kuyu var, yandan geç misali…



“Bunu da atlatacak”

İlk dakikadan bu yana hastaneden ayrılmadı… Herkese de, “Bizim için dua edin” çağrısı yapıyor… Şeyh Nazım’ın hastaneye gelişinde, “Bizim için dua et, biz hangi duayı okuyalım” diyaloğu ise, aslında Rauf R. Denktaş’a nasıl bağlı, nasıl aşık, nasıl yanık olduğunun göstergesiydi…

Yıllardır, birçok olayın sessiz tanığı o… Acı günlerinde de tatlı günlerinde kendisini davasına harcayan bir adamın eşi…

Evde olsa da olmasa da, memlekette olsa da olmasa da… Evlatlarının anası, babası zaman zaman…

İlk dakikadan bu yana hastanede…

“Bunu da atlatacak” dedim, “Neler neler atlatmadı ki… Dualarla atlatacak elbette” karşılığını verdi.

Her gelenle ilgileniyor, iyi dileklerini kabul ediyor…

Adı gibi biliyor ki, eşi uyanacak,  bu hastaneden el ele arabalarına binip gidecekler…

Sol kolu da ciddi derecede zorluyor kendisini… Buna rağmen, kendini değil, eşini düşünüyor…

Sağında solunda kızları, oğlu, torunları…

“Yuvayı yapan dişi kuş”, şimdi hem eşine hem yavrularına kol kanat geriyor…

Sağlam bas Aydın Hanım… Yine iş başa düştü…


Ne parası?

Anlamadığım bir şekilde, muhtarların “maaş” alması için, Muhtarlar Birliği Başkanı Hüseyin Barbet dünyayı ayağa kaldırdı.

Sanırsınız ki muhtarlar “muhtar” değil, düşkün…

Bir ağlamadır gidiyor…

Barbet kapı kapı gezip “aman da maaş” diyor…

Muhtarlar da maaş almalı mı?

Olabilir… Ne sakıncası olabilir ki bunun?..

Ama bu kadar aleni, bu kadar “kapı kapı” gezme de biraz ayıp oluyor…

Muhtarlığın şanına da…

Ağırlığına da yakışmıyor…

 

Bu yazı toplam 11746 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : info@kktcmedya.com | Yazılım: Doğru Ajans