Reşat Akar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Reşat Akar

Değişmeyen zihniyet 16.05.2011

16 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 11:16

Kıbrıslı Rumlar, parlamentonun 56 yeni üyesini belirlemek amacıyla önümüzdeki Pazar günü sandık başına gidecek...
Nüfusu 800 bini aşan bir ülke için 56 milletvekili yeterli mi?..
Evet yeterli...
Peki bizde neden 50 milletvekili var?..
Gösterişi sevdiğimiz için...
Ucuz hesaplar peşinde koştuğumuz ve ucuz siyaset yaptığımız için...
Siyasetle ilgili karar alırken, ülke menfaatlerinden çok kişileri ve partileri düşündüğümüz için...
Maaşları ‘birileri’ ödediği için...
Kim ne derse desin, Güney Kıbrıs’taki ‘iç siyaset’ anlayışı, bizden daha ileri düzeydedir...
Siyasetin kuralları daha ciddi bir anlayış çerçevesinde belirleniyor...
Rumların siyasette en kötü yanları, dış politikada hala ırkçı yaklaşımlara prim vermeleridir...
Referandumda Annan Planı’na “evet” oyu veren DİSİ dahi, özellikle seçim dönemlerinde EOKA’cı rengini daha fazla belli ediyor...
Kıbrıslı Türk liderlerle ortak toplantıların öncülüğünü yapan DİSİ Lideri Anastasiadis, seçime bir hafta kala, olası bir çözümde ‘Dönüşümlü Başkanlığı’ kabul etmeyeceğini söyleyebiliyor...
Annan Planı’nda ‘dönüşümlü başkanlık’ yok muydu?..
Elbette vardı...
Anastasiadis “ama o başkaydı” diyor...
Yani Hristofyas’ın, Talat’la müzakere sırasında kabul ettiği ‘dönüşümlü başkanlık’ ile, Annan Planı’nda yer alan ‘dönüşümlü başkanlığın’ farklı olduğunu savunuyor...
Tutarlı hiçbir tarafı yok...
Faşist ELAM örgütünün, siyasi bir kimlikle seçimlere katılması nedeniyle, oy kaybetmemek için yüz seksen derecelik dönüş yaptığı anlaşılıyor...
Kıbrıslı Türkle konuşurken başka siyaset, Rumlarla konuşurken başka siyaset...
Bu anlayış, hemen tüm Rum siyasilerinde vardır...
Kıbrıslı Türkleri endişeye düşüren ve güvensizliğe teşvik eden de bu anlayıştır...
Anastasiadis; seçimlere bir hafta kala, güneydeki en fanatik gazetelerden Simerini’ye çok geniş açıklamalarda bulundu ve Hristofyas’ın politikalarını acımasız bir şekilde eleştirdi...
Neden mi?..
Simerini, Kıbrıs sorununun çözümüne karşı çıkan, Kıbrıslı Türklere eşitlik, hak ve hukuk sağlanmasını kabul etmeyen ırkçıların okuduğu bir gazetedir de ondan...
Bu gazeteyi kullanarak, onların desteğini sağlamaya çalışıyor...
Anastasiadis; iç tribünlere oynarken, kendisiyle mülakat yapmak isteyen Kıbrıs Türk basınına randevu vermedi...
‘Seçimlere kısa bir süre kala Kıbrıs sorununu konuşmak istemediğini’ söyledi...
Öyle ya...
Türk basınına konuşurken, aşırı sağcıları memnun edecek şeyler söyleyemezdi...
Dönüşümlü başkanlığa karşı olduğunu itiraf edemezdi...
Türek’e taviz vermeyen bir ‘Helen kahramanı’ olduğunu gösteremezdi...
O nedenle de, Kıbrıs Türk basınından kaçması gerekirdi...
İşte Kıbrıs sorununun çözümünde en büyük engellerden biri de Rum siyasetinin yarattığı güvensizliktir...
İki yüzlü politikalarıdır...
Yoksa; Kıbrıslı Türkler, kalıcı bir barış için, bırakın Rumlara ait mülklerin iadesini, kendilerine ait mülkleri de paylaşmaya hazırdır...
Irkçı siyaset anlayışını değiştirmedikleri sürece bu adada uzlaşı mümkün değildir...
Aleksander Downer’in başarması da mümkün değildir...
Dikkatleri sadece Türkiye’nin üzerine yöneltmek yerine, ırkçı siyasetin ortadan kalkıp, kalmayacağını araştırmalı ve sonucunu bizlerle paylaşmalıdır...
Kıbrıs’ta yarım asırlık sorunu ortadan kaldıran ve barışı sağlayan kişi olmak insana mutluluk verir...
Ancak önemli olan kalıcı bir barışı sağlamaktır...
Bunu başarabilirse, ne mutlu Downer’e...

Bu yazı toplam 1970 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans