Hasan Hastürer

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Hastürer

Hükümet susar, Elçi konuşursa... 09.05.2011

09 Mayıs 2011 Pazartesi Saat 10:28

Elçinin konuşmalarından bizim gibi muhalefet de rahatsızlık duyuyor. Ancak esas rahatsız olması gereken hükümetten tıs yok.

Halbuki hükümetin, “Sayın Büyükelçi, protokolü anlatmak ve savunmak bizim görevimiz, siz müdahale eder bir görüntü içine lütfen girmeyin” demesi gerekmez mi?

Hükümet susar, Elçi konuşursa, Başbakan olarak İrsen Küçük değil Büyükelçi Akça kabul edilir.

 

 

“Ekonomik krizin derinleşmesine bağlı olarak Kıbrıs Türk halkının demokratik varlığına ve konumuna dönük olumsuz gelişmeler de artmaktadır.

Bu dönemde bir yandan Cumhurbaşkanı, öte taraftan da UBP Hükümeti, “tavşana kaç, tazıya tut” siyaseti izlemektedir. Hem pakete karşıdırlar, hem de uygulanması kaçınılmazdır tavrı izlemektedirler.

Öte taraftan ise Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Halil İbrahim Akça ise kendi doğrularını herkese kabul ettirme çabasına girişmiştir. Demokratik tartışmaya ve düşünmeye kapı kapamaktadır.”

Bu ifadeler CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer’in dünkü açıklamasından.

Söyledikleri doğru mu?

Evet, kesinlikle doğrudur.

***

Soyer’in açıklamasından alıntı yaptığı bölümde Cumhurbaşkanı Eroğlu, İrsen Küçük’ün başbakanlığındaki UBP Hükümeti ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’ya yönelik açık eleştiri var.

Eroğlu, Başbakanlık günlerinde, uygulandıkça sıkıntı yapan protokole imza atmıştı. Ancak benimseyerek, inanarak, isteyerek atmadığının ilk sinyalini Cumhurbaşkanı seçildikten sonra 15 Kasım 2010’da KKTC’nin kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada vermişti.

O gün halk arasında yaşanan bazı tedirginliklerin Türk tarafının masadaki gücünü olumsuz yönde etkileme potansiyeli taşıdığını söyleyen Eroğlu, mali ve ekonomik tedbirler alınırken ekonomiye, sosyal dokuya, iç barışın devamına olumsuz etki yapmamasını gözetmek gerektiğini belirtip şunları eklemişti:
“... Evet birtakım mali, ekonomik tedbirler alınmalı, kamu ve özel sektöre bir çeki düzen verilmeli, ama mali tedbirler alınırken bunların ekonomiye, sosyal dokuya, iç barışın devamına olumsuz etki yapmaması muhakkak gözetilmelidir.

… Kıbrıs Türk halkı çalışkandır, ulusal değerlerine, devletine, Anavatanı’na bağlıdır. Halkımız gerektiği zaman özveride bulunmasını da bilen bir halktır. İnanıyorum ki Anavatan Türkiye Hükümeti ile hükümetimiz gerekli çalışmaları ihtimamla yapacaklar ve bu süreci kapanmayacak yaralar açmadan atlatmış olacağız”.

***

Eroğlu’nun bu sözlerini biz fark ederken Türkiye yetkilileri fark etmemiş miydi?

Mutlaka fark etmişlerdi. Hiç kimse fark etmediyse o günlerde Yardım Heyeti’ndeki konumuyla Halil İbrahim Akça mutlaka fark etmişti.

Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı’nda ekonomik konularla ilgili toplantılar düzenlemesi de aslında “Sizin paketiniz toplumdan kabul görmüyor. Kabul görecek paket katılımcı anlayışla, ilgili örgütlerle bir araya gelinerek hazırlanmalı” mesajını da veriyor.

***

İrsen Küçük hükümeti, paket konusunda Ankara ile çatışmaya hiç hazır değil, böyle bir niyet eğilimi gösterecek güce de sahip değil.

Eroğlu’nun kendine özgü bir şekilde sürdürdüğü tavırdan beklentileri var mı? Olabilir.

Ancak UBP Hükümeti’nden iki isim paketinin tam destekçisidir.

Maliye Bakanı Ersin Tatar ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun.

Bu iki ismin duruşu açıktır. Başbakan’dan çok Büyükelçi Akça’nın yanındadırlar.

***

Büyükelçi Halil İbrahim Akça, HAVADİS’e yaptığı ziyaretin sonrasında da ziyaretlerini sürdürüyor.

Nereye giderse gitsin aynı konuları gündeme getirip, sunuş yapar gibi anlatıyor.

Konuların açılması için soru filan da beklemiyor.

Gazeteci konumumdan baktığım zaman Türkiye Elçisi’nin kendi iç konularımızla ilgili bizim bakanlarımızı gölgede bırakacak şekilde, bu kadar taraf olarak konuşmasından rahatsız oluyorum.

Elçinin konuşmalarından bizim gibi muhalefet de rahatsızlık duyuyor. Ancak esas rahatsız olması gereken hükümetten tıs yok.

Halbuki hükümetin, “Sayın Büyükelçi, protokolü anlatmak ve savunmak bizim görevimiz, siz müdahale eder bir görüntü içine lütfen girmeyin” demesi gerekmez mi?

Hükümet susar, Elçi konuşursa, Başbakan olarak İrsen Küçük değil Büyükelçi Akça kabul edilir.

 

Günün sözü:

 

Yalanı en kolay kendine inanmayanlar söyler

 

Bu yazı toplam 11620 defa okunmuştur
YORUMLAR
Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
KIBRIS GÜNDEMİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2015 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Mail : | Yazılım: Doğru Ajans